<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Kemal Özer</title>
	<atom:link href="http://kemalozer.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kemalozer.wordpress.com</link>
	<description>Kemal ÖZER</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 Jul 2011 13:56:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='kemalozer.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Kemal Özer</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://kemalozer.wordpress.com/osd.xml" title="Kemal Özer" />
	<atom:link rel='hub' href='http://kemalozer.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>www.kemalozer.com yayında</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com/2011/07/15/www-kemalozer-com-yayinda/</link>
		<comments>http://kemalozer.wordpress.com/2011/07/15/www-kemalozer-com-yayinda/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jul 2011 13:56:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[kemal özer]]></category>
		<category><![CDATA[kemalozer.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemalozer.wordpress.com/2011/07/15/www-kemalozer-com-yayinda/</guid>
		<description><![CDATA[Kemal Özer kişisel sitesi www.kemalozer.com yeni arayüz ve içeriğiyle yayında. Kemal Özer’in makal ve çalışmalarını görmek için lütfen www.kemalozer.com ‘u ziyaret ediniz.<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=655&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="display:inline;float:left;margin:0 6px 0 0;" align="left" src="http://kemalozer.com/resim/detayresim/image/kemalozer/kemalozer-imza.jpg" width="281" height="211" />Kemal Özer kişisel sitesi <a href="http://www.kemalozer.com">www.kemalozer.com</a> yeni arayüz ve içeriğiyle yayında. Kemal Özer’in makal ve çalışmalarını görmek için lütfen <a href="http://www.kemalozer.com">www.kemalozer.com</a> ‘u ziyaret ediniz.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kemalozer.wordpress.com/655/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kemalozer.wordpress.com/655/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kemalozer.wordpress.com/655/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kemalozer.wordpress.com/655/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kemalozer.wordpress.com/655/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kemalozer.wordpress.com/655/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kemalozer.wordpress.com/655/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kemalozer.wordpress.com/655/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kemalozer.wordpress.com/655/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kemalozer.wordpress.com/655/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kemalozer.wordpress.com/655/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kemalozer.wordpress.com/655/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kemalozer.wordpress.com/655/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kemalozer.wordpress.com/655/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=655&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kemalozer.wordpress.com/2011/07/15/www-kemalozer-com-yayinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f64f5343fb1b80c027fd1f21e82b3cfe?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kemalozer</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kemalozer.com/resim/detayresim/image/kemalozer/kemalozer-imza.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Erdoğan&#8217;ın aklındaki tarih</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/22/erdoganin-aklindaki-tarih/</link>
		<comments>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/22/erdoganin-aklindaki-tarih/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 May 2011 22:07:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adalet-Hukuk-Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Din-İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[demirel]]></category>
		<category><![CDATA[erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemalozer.wordpress.com/2011/05/22/erdoganin-aklindaki-tarih/</guid>
		<description><![CDATA[Demirel’i hayatında en çok pişman eden şey, Erbakan hocayı TOBB Başkanlığı’ndan indirmesi olmalı. Şayet Demirel, Erbakan Hoca ile bu mücadeleye girişmeseydi, hoca bağımsız aday olur muydu? Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet, Saadet, Ak Parti ve Has Parti kurulur muydu? &#8230; <a href="http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/22/erdoganin-aklindaki-tarih/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=654&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Demirel’i hayatında en çok pişman eden şey, Erbakan hocayı TOBB Başkanlığı’ndan indirmesi olmalı. </p>
<p><a href="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/erdogan3.jpg"><img style="background-image:none;border-bottom:0;border-left:0;padding-left:0;padding-right:0;display:inline;float:left;border-top:0;border-right:0;padding-top:0;margin:0 6px 0 0;" title="erdogan3" border="0" alt="erdogan3" align="left" src="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/erdogan3_thumb.jpg?w=244&#038;h=181" width="244" height="181" /></a>Şayet Demirel, Erbakan Hoca ile bu mücadeleye girişmeseydi, hoca bağımsız aday olur muydu? Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet, Saadet, Ak Parti ve Has Parti kurulur muydu?</p>
<p>Merhum Erbakan hoca’nın en çok buğuz ettiği kişinin, Demirel olduğundan kuşku yok. Lakin o, ömrünün son anına kadar kameralar önünde, Demirel’e bir “dost” gibi davrandı. Belki de yaşadığı bunca şeyde en büyük pay sahibi olması nedeniyle, tüm nefretine rağmen Demirel’i kırmak istememişti. </p>
<p>* * * </p>
<p>Kemalist rejim, Müslümanların üzerinden buldozer gibi geçmiş, İslamî görünürlüğü yok etmişti. Rejimin, İslamcıların siyaset yapması bir yana, ‘İslam Düşüncesi’ne kitaplarda veya makalelerde bile tahammülü yoktu. </p>
<p>Erbakan Hoca, uyguladığı siyasetle, yaptığı siyasete hiçbir zaman açıkça ‘İslam’ demedi, ancak yaptığı şey açıkça İslamcılıktı. O demese de ne demek istediğini, hem seçmen anlıyordu, hem de rejim. Her şeye rağmen Hoca, İslam’ı yeniden ülke gündemine taşıdı ve görünür kıldı. Bu yüzden Erbakan Hoca’ya, tüm İslamcıların minnet borcu var. </p>
<p>Toplum, yaşarken olmasa bile vefatında hocaya gönül borcu olduğunu açık etti.</p>
<p><span id="more-654"></span>
<p>* * * </p>
<p>Bu ülkede bugün, siyaseten ‘tek’ belirleyici Tayyip Erdoğan olabilir. Ayrıca Erdoğan’ın çevresindeki bazı kimseler, merhum Hoca’dan nefret ediyor da olabilirler. ‘Vefa’ bir semt adından veya Ankara’daki bir apartman adından daha öte bir anlam ifade ediyorsa, özellikle Ak Partililer bu vefayı en fazla göstermesi gerekenler.</p>
<p>Şayet Erbakan siyasi olarak var olmasaydı, muhtemelen bugünün Başbakanı Erdoğan olmayacaktı. Başbakan Erdoğan, başbakan olana dek tırmandığı siyaset merdivenlerinin tümünü Hocaya borçlu.</p>
<p>Gençlik kolları, ilçe başkanlığı, il başkanlığı, belediye başkanlığı, genel başkanlık ve başbakanlık. </p>
<p>* * * </p>
<p>Şimdiler de Başbakan’ın aklında tek bir hedef var: <b>‘Başkan olmak.’</b></p>
<p>Tüm adımlarını buna göre atıyor. Hedeflerini buna göre belirliyor. Başbakanın, sürekli ardından esen rüzgâr, -anayasa değişikliği isteği nedeniyle- bu kez daha güçlü. </p>
<p>Bu seçimden de galip çıkacağı kesin olan Erdoğan, bu kez anayasayı tümüyle değiştirmeyi deneyecek. </p>
<p>Bu şansı değerlendiremezse ya da yarım yamalak bir anayasa yapmaya kalkarsa, tarih kendisini asla affetmez. </p>
<p>Erdoğan’ın önünde iki seçenek var. İlki, mevcut yönetim biçimini sürdürüp, ilk seçimde Cumhurbaşkanı olmak. Ama Erdoğan bunu istemiyor. </p>
<p>İkinci yol ise ‘<b>Başkanlık Sistem</b>i’ni getirip, 2014’de Başkanlık seçimine gitmek. Erdoğan’ın aklındaki fikir bu yönde, gayreti de.</p>
<p>İstanbul İETT otobüslerinde ‘Başkanlık Sistemi’ ile ilgili bir afiş dikkatlerden kaçmıyor. Gûya gençler, bir araya gelmişler <b>‘Başkanlık Sistemi Sempozyumu’</b> düzenliyorlar. Bu etkinliği, Erdoğan’a rağmen kimse yapamaz. Belli ki çalışma tabandan yürütülüyor. Kamuoyu hazırlanıyor.</p>
<p>Erdoğan, başkanlık sistemini getirebilirse, 2014’de yapılacak seçimlerde Başkan adayı olacak. </p>
<p>Seçilmeyi başarırsa, 2019 seçimlerinde tekraren başkan adayı olacak. Yine şansı yaver giderse, Cumhuriyet’in 100. yılı yani 2023’ü atlatıp, 2024’de <b>‘bana elveda’</b> diyecek.</p>
<p>‘Elveda’ dediğinde ise yaşı 70 olacak. Hayli yıprandığı için villasına çekilip, bağ-bahçe işlerine verecek kendini. Tabi, o tarihe kadar tarım ve çevre politikalarını bu halde götürürse, dinlenecek bağ-bahçe bile bulması imkânsız olacak. Ama bu, onun hayali.</p>
<p>Her şey arzuladığı gibi giderse –bu, bu dönemden sonra pek de kolay değil– Erdoğan çekildiğinde, Ak Parti’de tarih sahnesinden çekilecek. Çünkü partinin her ne kadar adı Ak Parti’yse de, aslında o bir <b>‘Recep Tayyip Erdoğan Partisi’</b>. Erdoğan’ın olmadığı bir partinin ayakta kalması da imkânsız.</p>
<p>Bunlar Erdoğan’ın aklındaki hedefler. Gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini veya siyasi ömrünün yetip yetmeyeceğini zaman gösterecek. </p>
<p>Şayet gerçekleşirse, işte o zaman 3. Cumhuriyet kurulmuş olacak. Kurucusu da Recep Tayyip Erdoğan&#8230; Fakat küçük bir hata, tüm hayalleri suya düşürebilir. Bugünün Erdoğan’ı, eski Erdoğan’a oranla daha fazla hata yapıyor. Ayrıca artık hızla güçlenen rakipleri de var.</p>
<p>Bekleyip göreceğiz. </p>
<p><a href="http://www.twitter.com/ozerkemal">www.twitter.com/ozerkemal </a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kemalozer.wordpress.com/654/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kemalozer.wordpress.com/654/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kemalozer.wordpress.com/654/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kemalozer.wordpress.com/654/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kemalozer.wordpress.com/654/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kemalozer.wordpress.com/654/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kemalozer.wordpress.com/654/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kemalozer.wordpress.com/654/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kemalozer.wordpress.com/654/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kemalozer.wordpress.com/654/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kemalozer.wordpress.com/654/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kemalozer.wordpress.com/654/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kemalozer.wordpress.com/654/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kemalozer.wordpress.com/654/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=654&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/22/erdoganin-aklindaki-tarih/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f64f5343fb1b80c027fd1f21e82b3cfe?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kemalozer</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/erdogan3_thumb.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">erdogan3</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Se&#231;im vaatlerine karışan &#246;l&#252;m &#231;ığlıkları</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/09/seim-vaatlerine-karisan-lm-igliklari/</link>
		<comments>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/09/seim-vaatlerine-karisan-lm-igliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 21:55:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adalet-Hukuk-Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Din-İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Helâl Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Haklar]]></category>
		<category><![CDATA[açlık]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[gıda yardımını]]></category>
		<category><![CDATA[Hz ömer]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[vaat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemalozer.wordpress.com/2011/05/09/seim-vaatlerine-karisan-lm-igliklari/</guid>
		<description><![CDATA[Bir gün, Hz Ömer’e “Yazık sana Ey Ömer! Yazık! Kim bilir kaç Müslüman çocuğun canına kıydın!” diye, kendini hesaba çekmesine neden olacak bir haber ulaşır. Bu haber, Hz Ömer için sonsuz bir cehennem azabı gibidir. Bu nedenle ömrünün sonuna kadar &#8230; <a href="http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/09/seim-vaatlerine-karisan-lm-igliklari/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=651&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gün, Hz Ömer’e “Yazık sana Ey Ömer! Yazık! Kim bilir kaç Müslüman çocuğun canına kıydın!” diye, kendini hesaba çekmesine neden olacak bir haber ulaşır. </p>
<p>Bu haber, Hz Ömer için sonsuz bir cehennem azabı gibidir. Bu nedenle ömrünün sonuna kadar kendini kınamaktan geri durmaz. </p>
<p><b>Haber</b>: Bir anne, -fakirliği yüzünden- devletin sütten kesilen çocuklara bağladığı gıda yardımını bir an evvel almak için, çocuğunu vakti gelmeden sütten keser. Bu haber, Halife Hz Ömer’e ulaştığında hemen, “Çocuklarınızı sütten kesmek için acele etmeyiniz! Hazineden her bebeğe maaş bağlayacağız!” bildirisini ilân ettirir.</p>
<p>* * *</p>
<p><span id="more-651"></span>
<p>Malum seçimlere az bir zaman kaldı. Propagandalarına hız veren partiler, hayal mahsulü seçim vaatleri konusunda birbiriyle yarışıyorlar. Herkes, iktidara geldiklerinde vaatlerini yapmamak için bin bir türlü mazeret üreteceklerini de yakinen biliyor. </p>
<p>Aslında her dönem yerel yönetimlerde iktidarda olmalarına rağmen, iki seçim arasında yatıp, sandık yaklaşınca oy devşirmek için yapılan vaatleri ciddiye almak gereksiz. Buradaki işleri, siyasetlerinin âyinesi olduğundan, laflarının da bir değeri kalmıyor.</p>
<p>Bu vaatlerin ne kadar gerçekçi olduğunu, son günlerde yürekli yaralayan iki hadise açıkça ortaya koymakta. Bu hadiseler bize, Halife Ömerleri hatırlamadan geçmemize izin vermiyor. Kaldı ki bunlar, bu iki-üç örnekten de ibaret değil. Basına yansımayan nicelerinin olduğunu kimse bilmiyor.</p>
<p><b>İlki</b>, Samsun’da geçtiğimiz aylarda, daha 2,5 aylıkken yetersiz beslenme yüzünden ölen Kübra Nazar Bakırcı bebek&#8230;</p>
<p><b>İkincisi</b> ise, önceki gün yine 2,5 aylık bebeğini “Bu çocuk önce bulana, sonra Allah&#8217;a emanet. Lütfen kendi çocuğunuz gibi bakın. Benim durumum yok. Elimde değil bakamadım. Hem de bırakmak istemedim. Ama mecbur kaldım. Anlayışla karşılayın. Bu çocuğun sıcak bir yuvaya ihtiyacı var. O da ben de yok, durumum yok. Haram yedirmem evladıma. Size emanet. İyi bakın oğluma. Teşekkür ederim.&quot; yazılı bir mektupla, bebeğini bir hastane bahçesine bırakan anne ve yavrunun dramı…</p>
<p>Hangi açıdan bakarsanız bakınız, iki ateş topu. Her yıl 200 binden fazla insanın, fazla yemek nedeniyle öldüğü dünyada, her iki kişiden birinin obez/şişman olduğu Türkiye’de bu ayıp; bu ülkeyi yönetenler ve yönetmeye talip olanlarla birlikte, kendini insan sayan herkesin günahı. Bu hiçbir zaman alnımızdan çıkarıp atamayacağımız kara bir leke.</p>
<p>* * *</p>
<p>Merhum Mehmet Akif’e <b>‘Koca Karı ile Ömer’</b> şiirini yazdıran hadiseyi hatırlayın ve lütfen bu şiiri bir kez daha kirlenen kalplerimiz için okuyalım. Sabilerden yükselen açlık çığlığını dindirmek isteyen ninenin ‘susun birazdan pişecek’ sözleri saplanmıştı Halife’nin kalbine. </p>
<p>Sordu Halife: “-Bu yavrular niçin, ey teyze, ağlıyor, söyle?”</p>
<p>“-Bu gün ikinci gün, aç kaldılar&#8230;”</p>
<p>“-O halde, neden biraz yemek koymuyorsun?”</p>
<p>“Yemek mi? Çömleği sen, tirit mi zannediyorsun? İçinde sade su var, çakıl taşıyla beraber bütün zaman kaynar! Ne çare! Belki susarlar, dedim. Ayıplamayın.”</p>
<p>Sonrasını Akif’ten dinleyin. Lakin şurası, siyasi iradeye yönelttiğimiz eleştirilerden rahatsız olanlara kapak olsun! </p>
<p>Hz Ömer: “-Halife nereden bilsin halini?”</p>
<p>Yaşlı kadın: “-Niye halife oldu o zaman!”</p>
<p>Sahi, halkınızın halini bilmeyecektiniz de niye vali, belediye başkanı, siyasi parti lideri, bakan, başbakan, meclis başkanı, cumhurbaşkanı oldunuz? </p>
<p>Bu ülke ‘adalet devleti’ olsaydı, hepinizi cinayetten yargılarlardı. </p>
<p>Geçtiğimiz yıllarda, bir kadın 4 çocuğu ile birlikte girdiği markette, 1 paket kaşar ve çikolata çalarken yakalanır. Konu adliyeye intikal eder ve Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, 3 yıl hapis istemiyle dava açılır. </p>
<p>Bu hadisede işler, beklenenin aksine yolunda gitmektedir. Davaya aslan yürekli bir hâkim bakar. Bu eli öpülesi hâkim, konuyu sıradan bir hırsızlık vak’ası olarak görmez. </p>
<p>Görgüsüzlük, umursamazlık, bencillik, bananecilik, tamahkârlık, açgözlülük ve sair sayısız kötü hasletin cirit attığı günümüzde, hâkim hepimizin yüzüne tokat gibi vurulan bir karara imza atar ve der ki: “<b>Sanığın suça teşebbüs ettiği, çalınanların değeri yüksek olmayan gıda maddesi olduğu ve daha çoğunu çalma imkânı varken, ihtiyacı kadar çaldığının anlaşıldığından sanığın beratına</b>…” (3 Ekim 2008 Yeni Şafak)</p>
<p>İslam, zenginin malından fakire pay ayırmış. Şayet bir beldede fakirlik söz konusuysa, burada ya Müslüman zenginler yoktur, ya da Müslüman zenginler fakirlerin hakkını vermeyerek zulmetmektedirler. </p>
<p>Zenginler sanıyor ki, sadece ailelerine bakmakla yükümlüler. Oysa İslam onlara, kendilerine bahşedilen zenginlik emanetinin karşılığında, Müslüman olup olmadığına bakmaksızın 8 zümrenin sorumluluğunu da yüklemiş. </p>
<p>Hz Peygamber s.a.v.: “Allah, zengin Müslümanların servetinden, fakirlerin ihtiyaçlarını karşılamak için bir pay ayırmıştır. Zira fakirler, ancak zenginlerin hataları sebebiyle aç ve çıplak kalırlar” buyurur.</p>
<p>Bir anneyi, bebeğine haram yedirmemek için hastane bahçesine bıraktıran düzenler ve bu düzenin zengin Müslümanlarının bedenlerini ateş topu sarmışta farkında değiller. Oysa onların yaptıkları sadece ateşlerine odun taşımak… </p>
<p>Memur veya işçi iken iki takım elbisesi bile olmayan biri, belediye başkanı veya milletvekili olduktan sonra Karun kadar zenginleştiği, belediye bütçelerinden Şeddat gibi harcamaların yapıldığı, buna karşın yetersiz beslenmeden ölen çocukların olduğu, annelerin çaresizlikten bebeğini terk ettiği, derdini açamadığı için sefaleti yaşayan biçarelerin sayılmayacak kadar çoğaldığı toplumlar, ateş toplumları olmalı.</p>
<p><b>“Haram helâl ver Allah’ım, bu hınzır kulun yer Allah’ım”</b> devrinde, ya yeni Ömerler yetiştirmeli, ya da oradan hicret etmeli. Fakat bugün çıkarları söz konusu olduğunda, adını ağızlarında sakız yapanlar ve özellikle de zenginler, siyasetçiler ve cemaat önderleri, Hz Ömer’in adını asla ağzına bile almamalı.</p>
<p>Kimse çıkıp da ‘bakamayacağın çocuğu niye yaptın’ veya ‘2,5 aylık bebeğe mi bakamadın’ ya da ‘hastane bahçesine bırakana kadar … şunu bunu yapsaydın’ diye akıl vermemeli. </p>
<p>Hep söylüyor ve yazıyorum. Bin kez de olsa yazmaya ve söylemeye devam edeceğim. Bugünün gıdaları, insanların fiziki açlığını gideren ancak biyolojik ve gönül açlığını gidermeyen petrokimya ürünleridir. Buna rağmen hâlâ yaşıyorsak, aramızdaki “deliler” hürmetine olmalı.</p>
<p>Eskiden delisiz köy olmazdı. Bir belde delisiz kalmışsa, o beldeye felaket ineceğine inanılırdı. Şimdi ise akıllı kalmadı. Ama bu akılsızlık delilikten değil; bencillikten, tamahtan, hırstan… </p>
<p>Ölen vicdan, geri kalansa tıkınmaktan başka işe yaramayan ceset.</p>
<p><a href="http://www.twitter.com/ozerkemal">www.twitter.com/ozerkemal </a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kemalozer.wordpress.com/651/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kemalozer.wordpress.com/651/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kemalozer.wordpress.com/651/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kemalozer.wordpress.com/651/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kemalozer.wordpress.com/651/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kemalozer.wordpress.com/651/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kemalozer.wordpress.com/651/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kemalozer.wordpress.com/651/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kemalozer.wordpress.com/651/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kemalozer.wordpress.com/651/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kemalozer.wordpress.com/651/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kemalozer.wordpress.com/651/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kemalozer.wordpress.com/651/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kemalozer.wordpress.com/651/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=651&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/09/seim-vaatlerine-karisan-lm-igliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f64f5343fb1b80c027fd1f21e82b3cfe?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kemalozer</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Vahşi ve tiksindirici imparatorluk</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/06/vahsi-ve-tiksindirici-imparatorluk/</link>
		<comments>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/06/vahsi-ve-tiksindirici-imparatorluk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 May 2011 21:42:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özgürlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Haklar]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[laden]]></category>
		<category><![CDATA[ladin]]></category>
		<category><![CDATA[sömürü]]></category>
		<category><![CDATA[temel haklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemalozer.wordpress.com/2011/05/06/vahsi-ve-tiksindirici-imparatorluk/</guid>
		<description><![CDATA[11 Eylül saldırısı dâhil, El Kaide adına üstlenilen saldırılardan Laden’in haberi var mıydı? Şayet yoksa fatura ona mı kesildi? Ya da birileri bunları kurgulayıp, Laden de bunlara sessiz mi kalıyordu? Yahut tartışıldığı anlamda bir mite dönüştürülen “Laden” diye biri yok &#8230; <a href="http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/06/vahsi-ve-tiksindirici-imparatorluk/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=650&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>11 Eylül saldırısı dâhil, El Kaide adına üstlenilen saldırılardan Laden’in haberi var mıydı? Şayet yoksa fatura ona mı kesildi? Ya da birileri bunları kurgulayıp, Laden de bunlara sessiz mi kalıyordu?</p>
<p><a href="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/abd.jpg"><img style="background-image:none;border-bottom:0;border-left:0;padding-left:0;padding-right:0;display:inline;float:left;border-top:0;border-right:0;padding-top:0;margin:0 6px 0 0;" title="abd" border="0" alt="abd" align="left" src="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/abd_thumb.jpg?w=244&#038;h=181" width="244" height="181" /></a>Yahut tartışıldığı anlamda bir mite dönüştürülen “Laden” diye biri yok da, bir kurgu dünyasında mı yaşatılıyorduk. </p>
<p>Laden 11 Eylül’ü yapabilecek güç ve kabiliyette miydi? Madem bu kadar güçlüydü, neden daha büyüklerini yap(a)madı? </p>
<p>O halde kimdi Laden? Kimilerinin ifadesiyle bir “kahraman mı” yoksa azılı bir “terörist mi”?</p>
<p>Laden gerçekten öldü mü?</p>
<p>Öldüyse ne zaman ve nerede?</p>
<p>Geçmiş yıllarda, Amerika Laden’in öldüğünü dört kez daha ilan etmişti. Oysa hâlâ yaşıyormuş. ABD’nin son açıklamaları, Laden’in öldürüldüğü yönündeki iddiayı inandırıcı kılmamıştı. Ancak 12 yaşındaki kızının söyledikleri “bu kez durum faklı” sonucuna götürse de, ‘Laden’i, Abbutabad’da kaldığı evde öldürdük’ açıklamalarını yöredeki komşuları doğrulamıyor. Fakat El Kaide’den yapılan son açıklamada ise ölümü kabul ediyor. Örgütten yapılan bu zayıf açıklama bile öldüğü konusundaki şüpheleri ortadan kaldırmıyor.</p>
<p><span id="more-650"></span>
<p>Fakat “Hayır, Laden ölmedi” şeklinde güçlü bir itiraz da gelmiyor. Bu durumda, Laden’in 2001-2002’de böbrek yetmezliğinden öldüğü iddiaları da önemli ölçüde boşa çıkıyor. İddiası doğru ise, Hintli bir doktor 2008’de Laden’e böbrek tedavisi uygulamış. Dolayısıyla bu bilgiler ışığında bu operasyon daha başka bir boyut kazanıyor.</p>
<p>* * *</p>
<p>Bu, ABD’nin ne ilk, ne de son operasyonu olacak. Dünya, batının çok sayıda operasyonunu yakından biliyor. Amerika Şemdin Sakık, Abdullah Öcalan gibi Türkiye kadar kendini de ilgilendiren kişilere yönelikte operasyonlar yapmıştı. </p>
<p>Silahsız olduğu halde kendi “düşmanı” Laden’i ve yanındaki dört kişiyi öldürüp, cesedini de denize atmakta beis görmeyen hatta bunu “cesede karşı bir saygı” olarak niteleyen Amerika, Türkiye’nin düşmanları söz konusu olunca da canlı yakalayıp teslim ediyor. Neden acaba? </p>
<p>Laden’i öldürerek kendi açısından bir “sorun”dan kurtulmuş oluyor. Başkalarının düşmanlarını ise sağlam teslim ederek, aslında o ülkenin kucağına dev bir bomba bırakmış oluyor.</p>
<p>Aynı durum on binlerce masum Boşnak’ın katili olan ‘Bosna kasabı’ lakaplı Radovan Karadziç operasyonu içinde geçerli. </p>
<p>Sadece bir tespit içeren bu örnekler, ‘Amerika bu kişileri neden öldürmedi’ olarak yorumlanmamalı. Kim olurlarsa olsunlar, ABD’ye bu kişileri öldürme hakkı vermez. Fakat o kendini, istediğini öldüren, istediğini de yaşatan bir imparatorluk olarak görüyor. Aslında yaptığı, dünyaya bu mesajı vermek.</p>
<p>Bununla da yetinmeyip, bir insanın ölüsüne bile saygı duymuyor. Üstelik, milyonlarca insan tarafından sevilen birinin cesedini denize atarak, bu kitlelerle alay ediyor. Psikolojik bir harp yürütüyor. Ardından yaşanan gelişmeleri de “terör” olarak yaftalayıp, yoluna devam ediyor.</p>
<p>Gerekçesi ne olursa olsun, kim yaparsa yapsın, masum insanların kanının dökülmesi kabul edilemez. Bombalı saldırılar kabul edilemez, cinayetler meşru görülemez. </p>
<p>Laden yapınca “terör”, Amerika yapınca “meşru operasyon” mu oluyor? </p>
<p>‘Uluslararası meşruiyet’ denilen aldatmaca ile Afganistan’da, Irak’ta veya başkaca diyarlarda katledilen binlerce masum insan, tarumar edilen ülkeler, söndürülen ocaklar ne olacak? Bunca öksüz ve yetimin ahı yerde mi kalacak? </p>
<p>Bu ahlaksız sözde imparator, önce güya yeri tespit edilen Laden’in öldürülmesi fetvasını veriyor, sonrada cesedinin denize atılmasını. Neymiş efendim, İslam’a göre cenazenin 24 saat içinde kaldırılması gerekiyormuş da, bu şartlarda bu imkânsızmış… Yeni Şeyhülislam Obama efendinin fetvaları böyle… Yerseniz tabi…</p>
<p>Laden’e türbe yapılırsa sorun olurmuş. Bunlar herkesi kendi toplumları gibi cahil sanıyor. Amerikalılar ya çok cahil, ya da tüm dünya ile alay ediyorlar. Laden’in mensup olduğu selefi görüş, tüm türbeleri yıkmış. Taşı olan bir tek mezarları bile yok. </p>
<p>Anladık ki, bundan sonra fıkhî konuları da Obama&#8217;ya sormamız lazım. Kendisi işgal veya katliamla meşgul olduğu için, ulaşılamadığında ise ABD elçilik veya konsolosluğuna uğramanız yeterli. Arzu ettiğiniz türden olmasa bile, ahlaksız imparatorun işine gelen türden fetvalar alabilirsiniz. </p>
<p>* * *</p>
<p>Malik Bin Nebi, insanları (1) medenileşmemiş, (2) medenileşmiş -ve bunun nimetlerinden istifade eden- ve de (3) medeniyet dairesinden çıkmış olmak üzere üçe ayırır. </p>
<p>İnsan onurunu hiçe sayarak; işgal, sömürü, cinayet, katliam, istismar, aşağılama, tecavüz ve sair ne tür zulüm varsa yapan bir devletin medeni olduğu kabul edilebilir mi? Bu türler olsa olsa, medeniyet dairesinden çıkmış sürüler olur.</p>
<p>Ünlü tarihçi Niall Ferguson, dünyayı sömüren İngiliz İmparatorluğu’nun uygulamaları için “vahşi ve tiksindirici” ifadelerini kullanır ve ekler; “Batı kendini sevgiyle değil, silah zoruyla cebren dayatan vahşice yöntemler kullana gelmiştir. Ne yazık ki bu tiksindirici durum, onun iliklerine kadar işledi. Emperyalizm, ekonomik bulduğu ne varsa sömürür. O, sömürmeye değer ne varsa sömürmekten geri durmaz. Köleliği de bu amaçla icat etmiştir. Sadece İngiliz İmparatorluğu, 1600-1850 arasında, altın, elmas ve öbür mineraller başta olmak üzere 777 trilyon dolarlık maddi bir sömürü yapmıştır. Kıtaları, milyonlarca insanın kanıyla suladı. İnsanlığa karşı suç işledi. Bugün İngiltere’nin sadece Afrika’ya ödemesi gereken tazminat, en az 150 trilyon sterlindir. Ne bunu ödemeye gücü yeter, ne de öder. İngiltere’nin tek bir dönüm toprağa sahip olmadığı gün, dünyanın en mutlu günü olacaktır!”</p>
<p>Niall Ferguson’un, İngiliz İmparatorluğu için sözünü ettiği veriler 19. yüzyıl öncesine ait. Bugün bu sömürünün, aralarında Avrupalılarında olduğu Amerika tarafından sürdürülmediğini kim söyleyebilir? Üstelik eskiden bu sömürü aleni yapılırdı, şimdi ise demokrasi, insan hakları gibi sair maskelere sığınılarak yapılıyor.</p>
<p>Peki, bu zulüm düzeni nereye kadar sürer? Şayet bazı çevrelerce iddia edildiği üzere, bu işgaller ortak bir proje değilse, bir Ladenle bile baş edemeyen, onu öldürürken uyguladığı toplum mühendisliğini bile eline yüzüne bulaştıracak kadar acze düşmüş bir zulüm imparatorluğunun çöküşü pek uzak olmasa gerek.</p>
<p>Kim bilir belki de, Ortadoğu ve Afrika ülkelerindeki yeni özgürlük hareketleri; yüzyıldır bir yandan batı, diğer yandan da yerli diktatörler tarafından işgal altındaki ülkelerin yanı sıra tüm yeryüzüne bir ahenk gelmesine vesile olur.</p>
<p>Filistin’deki son gelişmeler ümit verici. Mısır’daki geçici askeri rejimin adımları da.</p>
<p>Bir arkadaşın, Mısır için “örnek daire” olması arzusu gerçek olacağa benziyor. </p>
<p>Bugünkü hıdırellez (/Hızır-İlyas) belki, yeryüzüne özgürlük baharının da müjdecisidir!</p>
<p><a href="http://www.twitter.com/ozerkemal">www.twitter.com/ozerkemal </a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kemalozer.wordpress.com/650/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kemalozer.wordpress.com/650/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kemalozer.wordpress.com/650/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kemalozer.wordpress.com/650/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kemalozer.wordpress.com/650/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kemalozer.wordpress.com/650/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kemalozer.wordpress.com/650/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kemalozer.wordpress.com/650/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kemalozer.wordpress.com/650/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kemalozer.wordpress.com/650/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kemalozer.wordpress.com/650/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kemalozer.wordpress.com/650/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kemalozer.wordpress.com/650/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kemalozer.wordpress.com/650/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=650&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/06/vahsi-ve-tiksindirici-imparatorluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f64f5343fb1b80c027fd1f21e82b3cfe?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kemalozer</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/abd_thumb.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">abd</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnsanlığın en b&#252;y&#252;k derdi medeniyet hastalığı</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/01/insanligin-en-byk-derdi-medeniyet-hastaligi/</link>
		<comments>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/01/insanligin-en-byk-derdi-medeniyet-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 22:34:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Din-İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Helâl Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Haklar]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[batı]]></category>
		<category><![CDATA[ddt]]></category>
		<category><![CDATA[gdo]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[hibrit]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[sperm]]></category>
		<category><![CDATA[uranyum]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemalozer.wordpress.com/2011/05/01/insanligin-en-byk-derdi-medeniyet-hastaligi/</guid>
		<description><![CDATA[1928’de West Virginia senatörü Matthew Neely, ‘insanlığın en büyük derdi’ diyerek başladığı kongredeki meşhur konuşmasına şöyle devam ediyor: “Giyotinden daha aç gözlü, savaşa giden en kuvvetli ordudan daha yıkıcı, insan ırkının varlığını tehdit eden, herhangi bir musibetten daha ürkütücü bir &#8230; <a href="http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/01/insanligin-en-byk-derdi-medeniyet-hastaligi/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=647&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1928’de West Virginia senatörü Matthew Neely, ‘insanlığın en büyük derdi’ diyerek başladığı kongredeki meşhur konuşmasına şöyle devam ediyor: </p>
<p><a href="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/seytan-ye-diyor-kapak-2.jpg"><img style="background-image:none;border-bottom:0;border-left:0;padding-left:0;padding-right:0;display:inline;float:left;border-top:0;border-right:0;padding-top:0;margin:0 6px 0 0;" title="Seytan-Ye-Diyor-Kapak-2" border="0" alt="Seytan-Ye-Diyor-Kapak-2" align="left" src="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/seytan-ye-diyor-kapak-2_thumb.jpg?w=190&#038;h=240" width="190" height="240" /></a>“Giyotinden daha aç gözlü, savaşa giden en kuvvetli ordudan daha yıkıcı, insan ırkının varlığını tehdit eden, herhangi bir musibetten daha ürkütücü bir canavardan söz etmek istiyorum. </p>
<p>Sözünü edeceğim canavar; her ülkede yetişkinlerin ve çocukların etini, kanını, beyinlerini ve kemiklerini yiye yiye semirmekte. </p>
<p>Onun yüzünden mahvolan insanlığın iniltisi, hıçkırığı, çığlığı, elle tutulabilir bir şey olsaydı, dağlar kadar büyük olurdu. </p>
<p>Ağlayan kadınların gözlerinden akan yaşlardan, okyanus meydana gelirdi. </p>
<p>Dökülen kanla, her denizin dalgası kızıla bürünürdü. </p>
<p>Bu iğrenç, öldürücü ve doymak bilmeyen canavarın adı <b>‘kanser’</b>dir.”</p>
<p>John Cope ise <b>‘Kanser: Uygarlık: Dejenerasyon’ </b>adlı kitabında, ahlakî bir retorikle, kanseri medeniyet hastalığı olarak tanımlayıp şunları söylüyor: “Kanser; çökmekte olan bir kültürün belirtisi, aynı zamanda yozlaşmış gayri ahlakî davranışların bir sonucu!”</p>
<p>Cope’nin de ifade ettiği gibi bu acıklı durum, hastalıklı batı kültür ve medeniyetinin ürünüydü. </p>
<p>Çünkü batı; tek tip giyim, tek tip yiyecek, tek tip beslenme, tek tip eğlence, tep tip düşünce, tek tip evler kısacası tek tip insan istiyordu ve beraberinde tek tip hastalıkları da üretti. </p>
<p>Batı kültürünün inşa ettiği bu endüstri;</p>
<p><span id="more-647"></span>
<p><b>Uranyum</b>u zenginleştirip atom bombasını yaptı, ikinci cihan harbini bu kahpe silahla kazandı.</p>
<p>Vietnam Savaşı’nda büyük felaketlere neden olan ve hâlen etkileri devam eden ‘<b>agent orange</b> / turuncu madde’ ile yakıp kavurdu insanları. </p>
<p><b>DDT</b>, Roundup gibi binlerce ölümcül tarım kimyasalıyla tabiatı katletti, hayvanları hatta insanları zehirledi.</p>
<p>İnsanların yüzde 99’una içirmeyi başardığı petrokimya ürünü ünlü <b>içeceği</b>yle toplumları obez yaptı, kısırlaştırdı.</p>
<p>Önce tohumun genetik yapısıyla oynayıp, adına <b>‘hibrit’ </b>dediler. İnsan, hayvan, bitki veya diğer canlıların genlerini aktarıp, bu kez de adını <b>GDO</b> koydular. </p>
<p>Tabiî halini bozdukları tohumları yaygınlaştırıp, orijinallerini de <b>hapishane</b>lere doldurdular. Bu hapishanelerin adını da <b>‘tohum bankası’</b> koydular.</p>
<p>Her gittiğim yerde, ‘Türkiye’nin, dünyanın 3. en büyük tohum bankası kurduğu’ masalını soruyorlar. Bendeniz ise onlara şu örneği veriyorum.</p>
<p>Mesela, batı medeniyetinin eseri olan kanser hastalığına dûçar olmuş bir hastamız var. Ömrünün son anlarını yaşıyor. Doktor gelmiş, hastayı teselli ediyor. “Bak” diyor. “Şu dolabı görüyor musun! İşte bu dolap altın ve elmastan yapılmıştır. İçinde ise seni tüm dertlerinden kurtaracak iksir var. Sıkıntı etme, rahat ol!”</p>
<p>Türkiye’de veya başka bir yerde “Tohum Bankası” kurmak işte bu örnekteki gibidir. </p>
<p>Tohum bankası kurmak, <b>tohuma mahkûm muamelesi</b> yapmaktır. Oysa Allah, tohumu, tohum hapishanelerinde saklamamamız için değil, toprakta yeşertmemiz ve ürününden kurda kuşa, eşe dosta, konuya komşuya, fakir fukaraya da pay vermemiz için yaratmıştı.</p>
<p>Tabiî yapısını laboratuarlarda bozduğumuz tohumlardan elde edilen ürünleri insanlara yedirerek kanser yapıp, sonra da ‘tohum bankası kurduk’ diye övünmek, batının tuzağına bilerek veya bilmeyerek düşmektir. İnsanları ve kendinizi aldatmaktır. </p>
<p>Emanete ihanet, geleceğimizi yok etmek, yaşamımızı insanlık düşmanlarına altın tepside sunmaktır.</p>
<p>Birileri çıkıp bunu “çılgın bir proje” olarak halka pazarlayabilir. Kimimiz siyasi yandaşlıkla basiretsizce savunabilir, kimimiz de karşıtlıkla tefe koyup oynatabilir.</p>
<p>Oysa ne çekiyorsak, bu yandaş taraftarlık ve ölçüsüz karşıtlık yüzünden… Hep birden neden ‘tohumlar toprakta değil de, modern hapishanelerde’ diye sormuyoruz?</p>
<p>‘Toprağa nesepsiz tohumları ekipte, tabiîlerini neden banka dediğiniz depolarda saklıyorsunuz’ da demiyoruz?</p>
<p>Biri bizi, Matthew Neely’in tarif ettiği batının canavarına yem ediyor. Bizler ise, yüz yüze kaldığımız acıklı durum için sadece seyirciyiz!</p>
<p>Ayakkabıları, çorapları, şapkaları, atletleri, gömlekleri, çocuk ve kadın bezleri, ve sair giyim eşyaları, tüm mutfak gerekçeleri, bebek ürünleri, sağlık malzemeleri, hijyen gereçleri, temizlik ürünleri, gözlükler, saatler, araçlar, telefonlar, bilgisayarlar hatta hatta şifa niyetine yediğimiz envai tür yiyecekler, tedavi için kullandığımız ilaçlar, vs hepsi petrol ve plastikten.</p>
<p>Petrol yiyoruz, petrol içiyoruz, petrol soluyoruz, bunun adı da <b>çağdaşlık ve medeniyet</b> oluyor.</p>
<p>Petrol ye medenileş! </p>
<p>Petrol iç çağdaşlaş!</p>
<p>Petrol tüket modernleş!</p>
<p>Nede olsa başka çare yok. </p>
<p>Neely ve Cope bugün yaşasalardı, kanser adlı sıradanlaşmış medeniyet hastalığı için aynı tanımı yaparlar mıydı bilmiyoruz. Oysa bugün her evli çifti bekleyen en büyük sorun, çocuk sahibi olup olamama endişesi. </p>
<p>Çağdaşlaşmanın ve batılılaşmanın armağanı olan kanser, sadece müptelası olana zarar verebilirken, yine çağdaşlığın ürünü <b>kısırlık</b> ise insanlığın geleceğini tehdit ediyor. </p>
<p>Bir yanda, çiftlerden 3 çocuk isteyen devlet, diğer yandan da yiyenlerini kısır eden ‘kısır hibrit tohumlar’ın üretimi ve tüketimini destekliyor. Gözden kaçan bu tenakus, insanlığı hızla 1 çocuğun bile hayal olacağı günlere sürüklüyor.</p>
<p>Artık 25 yaşında evlenmeden menopoz olan kızlar, 20 yaşında spermi olmayan gençler… </p>
<p>Ey batı ve batının tuzağını göremeyen yönetici, siyasetçi, akademisyenler eserinizle övünebilirsiniz. </p>
<p>Vaatlerin uçuştuğu seçim arifesinde çılgın bir proje lazımsa, asıl <b>çılgın proje</b>, bu korkunç tehdit için gerekli.</p>
<p>İnsanın kendinden başka düşman aramasına ne gerek var? Aynaya baksa yeter!</p>
<p>Kendi düşen ağlamaz. </p>
<p><a href="http://www.twitter.com/ozerkemal">www.twitter.com/ozerkemal </a></p>
<p>NOT: Bazı kıymetli okurun sabırsızlıkla beklediği “ŞEYTAN YE DİYOR! İnsan ne yemeli, ne yememeli?” isimli yeni kitabımız nihayet çıktı. İnşallah beklemeye değer bulursunuz.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kemalozer.wordpress.com/647/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kemalozer.wordpress.com/647/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kemalozer.wordpress.com/647/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kemalozer.wordpress.com/647/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kemalozer.wordpress.com/647/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kemalozer.wordpress.com/647/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kemalozer.wordpress.com/647/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kemalozer.wordpress.com/647/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kemalozer.wordpress.com/647/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kemalozer.wordpress.com/647/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kemalozer.wordpress.com/647/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kemalozer.wordpress.com/647/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kemalozer.wordpress.com/647/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kemalozer.wordpress.com/647/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=647&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kemalozer.wordpress.com/2011/05/01/insanligin-en-byk-derdi-medeniyet-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f64f5343fb1b80c027fd1f21e82b3cfe?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kemalozer</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/seytan-ye-diyor-kapak-2_thumb.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Seytan-Ye-Diyor-Kapak-2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Tecr&#252;beli katil -Ankara&#8217;ya rağmen- işbaşında</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/26/tecrbeli-katil-ankaraya-ragmen-isbasinda/</link>
		<comments>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/26/tecrbeli-katil-ankaraya-ragmen-isbasinda/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Apr 2011 22:27:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adalet-Hukuk-Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Haklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[beşar]]></category>
		<category><![CDATA[esad]]></category>
		<category><![CDATA[katil]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemalozer.wordpress.com/2011/04/26/tecrbeli-katil-ankaraya-ragmen-isbasinda/</guid>
		<description><![CDATA[Arap ve Müslüman ülkeler arasında Anadolu’ya en çok benzeyen ülke, kuşkusuz İslam öncesi ve sonrasında et ve tırnak gibi yaşamış olan Suriye. Ancak bugünlerde, katillerce yarım asırdır yönetilen Suriye’den gelen haberler çok üzücü. Suriye rejimi bugüne kadar tek düşman olarak &#8230; <a href="http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/26/tecrbeli-katil-ankaraya-ragmen-isbasinda/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=644&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arap ve Müslüman ülkeler arasında Anadolu’ya en çok benzeyen ülke, kuşkusuz İslam öncesi ve sonrasında et ve tırnak gibi yaşamış olan Suriye.</p>
<p><a href="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/esat-hitler.jpg"><img style="background-image:none;border-bottom:0;border-left:0;padding-left:0;padding-right:0;display:inline;float:left;border-top:0;border-right:0;padding-top:0;margin:0 6px 0 0;" title="esat-hitler" border="0" alt="esat-hitler" align="left" src="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/esat-hitler_thumb.jpg?w=244&#038;h=181" width="244" height="181" /></a>Ancak bugünlerde, katillerce yarım asırdır yönetilen Suriye’den gelen haberler çok üzücü.</p>
<p>Suriye rejimi bugüne kadar tek düşman olarak halkını gördü. Oysa İsrail rejimi, kendi vatandaşının birinin burnunun kanamasına bile tahammül edemez.</p>
<p>Suriye rejimi, namlusunu sürekli halkına çevirirken, İsrail rejimi bugüne kadar hiçbir zaman namlusunu kendi halkına çevirmedi.</p>
<p>İsrail rejimi bugüne kadar düşman olarak telakki ettiği halklarla savaşırken, Suriye rejiminin tek düşmanı sadece kendi halkı olageldi.</p>
<p>‘Mavi Marmara’nın katili Benjamin Netanyahu mu daha tehlikeli, yoksa Beşşar Esad’mı?</p>
<p>Netanyahu, düşman olarak tanımladığı Mavi Marmara’ya operasyon yapıp, 9 masumu katletmişti. Oysa Esad, son bir aydır vatandaşını katlediyor…</p>
<p>Görüntülerini izledik. Esad’ın muhaberat görevlisi, 2 yaşındaki bebeğin başucuna gelip, başına sıkıp katlediyor.</p>
<p>ElCezire’de yayınlanan görüntülere göre bir subay, 65-70 yaşlarında bir ihtiyarı yakalayıp, telsizle amirini arıyor. Merkezden gelen talimat; <b>“buraya getirme, gebert!”</b></p>
<p><span id="more-644"></span>
<p>Subay “hayır” deyince, telsizi yanındaki askere vermesini istiyor. Telsizdeki talimat: “Yanındaki subayı vur!” Muhaberat görevlisi, kendi canını kurtarmak için <b>subayı öldürüyor</b>.</p>
<p>Yakaladıkları kadınlara, muhaberat merkezindeki herkes sırayla tecavüz ediyor. Birde tıpkı Irak ve Afganistan’daki ABD askerleri gibi kaydediyorlar. Erkekler <b>“işkence koltuğu”</b> olarak isimlendirilen özel sandalyeye oturtulup, önce konuşturuluyor, sonra <b>“bel kısma makinesi”</b> olarak da adlandırılan bu sandalye de belleri kırılıyor.</p>
<p><b>Tekrar soralım</b>: Sözde düşmanıyla mücadele eden İsrail rejimi mi, yoksa halkıyla mücadele eden Suriye rejimimi daha tehlikeli? Bu durumda İsrail’e ve yardımcılarına lanet okuyup fakat Suriye’yi savunanların ya da olup bitenlere sessiz kalanların oturup bir daha düşünmesi gerekmez mi?</p>
<p>* * *</p>
<p>Kimi beyinsizlerimizde çıkmış, Suriye üzerinde komplo kurulduğundan söz ediyor. Neymiş? ABD Suriye’yi işgal edecekmiş, üçe bölecekmiş, bunun için para veriyormuş…</p>
<p>Bunu söyleyenler, ya Esad’dan para alan uşaklar, ya da akıl dışı şeyler söylediğinin farkına varamayan bunaklar. Bunların bir kısmının Suriyeli olduğu ve Suriye istihbaratının adamı olduklarını bilmeyen yok.</p>
<p>Bu haberleri yayanlardan biri de, Libya ve Suriye konusunda -bağlı olduğu iktidar gibi- aklı karışık olan Anadolu Ajansı… Neymiş? Suriyeli muhalifler ABD’den ‘3000 dolar’ yardım almışlarmış&#8230; Belgesi var mı yok? Çamur at ki, fitne oluşsun.</p>
<p>Diyelim ki muhalifler, ABD’den para alıyor. Peki, rejimler almıyor mu? Alıyorlar. Neden bu günlerde, rejimlerin ABD’den aldığı yardımlar haber olmuyor?</p>
<p>‘İktidar yardım aldı’ dediğinizde, hedef bellidir. Oysa ‘muhalifler’ dediğiniz de, özgürlük talep eden halkların tümünü kirletmiş oluyorsunuz.</p>
<p>Neden yalan haber yaymak için kendilerinin çok büyük paralar aldıklarını söylemiyorlar?</p>
<p>Bende ilk günlerde Arap fıtratındaki değişimi algılayamamış ve hata etmiştim. Oysa biz hata ederken, bu çevreler gibi, halkların haklı özgürleşme taleplerini göz ardı etmemiştik. Devrim yapılan ülkelerdeki gelişmeler ümit verici olmakla birlikte, <a href="http://www.timeturk.com/tr/makale/ardan-zenturk/israil-libya-da-devrede.html">Ardan Zentürk</a>’ün dünkü yazısındaki tespitleri aslında bizim bakış açımızın göz ardı edilmemesi gerektiğini de açıkça gösteriyor.</p>
<p>* * *</p>
<p>Tunus ve Mısır’la ilgili eylemlere katılan, Mavi Marmara olayında Levent’i ve Taksim’i dolduran İstanbullular, ne yazık ki Suriye ve Libya konusunda aynı duyarlılığı göster(e)medi.</p>
<p>Önceki tepkiler, iktidarın hem İsrail’e yönelik, hem de Tunus ve Mısır’a yönelik yaklaşımından kaynaklandığını gösteriyor. Bugün iktidar, Libya ve Suriye konusunda daha “çıkarcı” davrandığı için, teb’ası da iktidarını taklit ediyor.</p>
<p>Bir medya patronu geçenlerde bana; “Ak Parti’nin, anayasayı değiştirecek nitelikte oy almasını engelleyici hiçbir girişimde bulunmamak gerektiğini” söyledi. Demek ki, her şey iktidar içinmiş. Suriye’de rejiminde, gencecik kızlara yüzlerce alçak tecavüz ederken, birileri hâlâ 367 hesabı yapabiliyorsa, yuh olsun bize yuh, yuh, yuh!</p>
<p>Hain, katil, alçak ve sair ne kadar aşağılık sıfat varsa tümünü hak eden Suriye rejimini, Tahra’nın aleni desteklediği açık. Ankara’nın sessizliği ise, destek değilse nedir? Bu dünyada, Tahran’ı suç ortağı yapabilir, Ankara’yı da aklayabilirsiniz… Ya hesap gününde, düşünce ve planlarınız tutmazsa… Katillerin amellerinden size de pay çıkarsa… Yüz kişinin tecavüzüne uğramış bacımız sizden de davacı olursa…</p>
<p>Dün, Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirilen protesto eylemlerine, Ankara’dan vize gelmediği için katılamayan “Müslüman cemaatler”, Milliyet’ten <a href="http://www.timeturk.com/tr/makale/kadri-gursel/besar-a-git-diyemiyorsaniz-gel-deyin.html">Kadri Gürsel</a> ve <a href="http://www.timeturk.com/tr/makale/semih-idiz/akp-libya-ve-suriye-konusunda-neden-duyarsiz.html">Semih İdiz</a>’i, Hürriyet’ten ise <a href="http://www.timeturk.com/tr/makale/ferai-tinc/ankara-dan-esad-a-teenni-dilegi.html">Ferai Tınç</a>’ı okuyup, kim bilir belki utanırlar.</p>
<p>Ey İsrail’e lanet okuyanlar! Suriye’ye on kat daha fazla lanet okumadığınız müddetçe, o ateş sizi de can evinizden vurur.</p>
<p>Dün gece, Suriye’nin İstanbul Başkonsolosluğu önünde atılan <b>“işbirlikçi iktidar istemiyoruz”</b> sloganını, 8 yıldır ilk kez duydum. Seçim öncesi atılan bu slogan, siyaseten de olsa bazılarının aklını başına getiremezse, gerisi boş…</p>
<p><a href="http://www.twitter.com/ozerkemal">www.twitter.com/ozerkemal </a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kemalozer.wordpress.com/644/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kemalozer.wordpress.com/644/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kemalozer.wordpress.com/644/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kemalozer.wordpress.com/644/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kemalozer.wordpress.com/644/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kemalozer.wordpress.com/644/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kemalozer.wordpress.com/644/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kemalozer.wordpress.com/644/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kemalozer.wordpress.com/644/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kemalozer.wordpress.com/644/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kemalozer.wordpress.com/644/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kemalozer.wordpress.com/644/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kemalozer.wordpress.com/644/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kemalozer.wordpress.com/644/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=644&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/26/tecrbeli-katil-ankaraya-ragmen-isbasinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f64f5343fb1b80c027fd1f21e82b3cfe?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kemalozer</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/05/esat-hitler_thumb.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">esat-hitler</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Şimdi Suriye&#8217;yi eleştirmenin vakti mi?</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/25/simdi-suriyeyi-elestirmenin-vakti-mi/</link>
		<comments>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/25/simdi-suriyeyi-elestirmenin-vakti-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2011 14:43:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adalet-Hukuk-Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[baas]]></category>
		<category><![CDATA[esad]]></category>
		<category><![CDATA[hamas]]></category>
		<category><![CDATA[hizbullah]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemalozer.wordpress.com/2011/04/25/simdi-suriyeyi-elestirmenin-vakti-mi/</guid>
		<description><![CDATA[Devlet denilen organ niye vardır? İktidar sahiplerinin sefahati için mi, yoksa o ülkeyi oluşturan insanların huzur ve sükûnu için mi? Halkına zulmeden, vatandaşını katleden bir rejim meşru sayılabilir mi? Sadece ‘özgürlük’ istediği için halkını öldüren bir rejime sessiz kalmak; ahlâken, &#8230; <a href="http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/25/simdi-suriyeyi-elestirmenin-vakti-mi/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=641&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devlet denilen organ niye vardır? İktidar sahiplerinin sefahati için mi, yoksa o ülkeyi oluşturan insanların huzur ve sükûnu için mi? </p>
<p><a href="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/jadn18l.jpg"><img style="background-image:none;border-bottom:0;border-left:0;padding-left:0;padding-right:0;display:inline;float:left;border-top:0;border-right:0;padding-top:0;margin:0 6px 0 0;" title="jadn18l" border="0" alt="jadn18l" align="left" src="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/jadn18l_thumb.jpg?w=244&#038;h=196" width="244" height="196" /></a>Halkına zulmeden, vatandaşını katleden bir rejim meşru sayılabilir mi? Sadece <b>‘özgürlük’ </b>istediği için halkını öldüren bir rejime sessiz kalmak; ahlâken, siyaseten hatta fıkhen mümkün mü?</p>
<p>Ne zaman sistemi ve iktidarın uygulamalarını eleştirirseniz, bazı tutucu ve çıkarcı çevreler, ‘şimdi zamanı’ değil gibi eleştiriler yöneltirler. Oysa ortada katil bir devlet var. Üstelik tek suçu; özgürlük, adalet ve insanca yaşamak olan insanları çoluk çocuk demeden katleden bir devlet. </p>
<p>Modernleşme eleştirisi yapıldığında, ‘sırası mı’ derler. Tüketim anlayışı eleştirilerine burun kıvırırlar. İktidarın hatalı davranışlarını eleştirenleri düşman gibi görürler. </p>
<p>Siyasi iktidarın, Libya konusunda yaşadığı gelgiti veya Suriye konusundaki sessizliği konusunda yapılan eleştiri veya girişimlere katkı vermedikleri gibi, yapılan çalışmaların seçim öncesi iktidarı yıprattığını iddia ediyorlar.</p>
<p>Bu çevrelerin temel hatası; icranın icraatını eleştirmek veya muhalefet etmekle, düşmanlık etmeyi birbirine karıştırıyor olmaları.</p>
<p><span id="more-641"></span>
<p>Eleştiri ile düşmanlığı birbirine karıştıran bu çevreler, aynı hataları başka bir iktidar yapsaydı, geçmiş örneklerde olduğu üzere sokaklara döküleceklerdi. Bu kimseler, artık bu ikircikli davranışlarının eleştirilmesine de tahammül edemiyorlar.</p>
<p>Nuri Pakdil’in &quot;<b>Bağdat&#8217;ın</b>, -Şam&#8217;ın- <b>dış haberlerde ne işi var?</b>&quot; sorusu, Bağdat&#8217;ın işgalinin Anadolu&#8217;nun işgali olduğunu, Şam’da katledilenin de Anadolulu olduğunu anlayamayanlarca, anlaşılabilir mi bilmiyorum. </p>
<p>1946’da bağımsızlığını kazanan eski vilayetimiz, 1971’den bu yana Esad ailesinin zulmü altında. Zulüm rejimi en büyük katliamını 1982’de Hama ve Humus’ta yapmış ve on binlerce insanı katletmişti.</p>
<p>Suriye’de ‘<b>Nusayri</b>’ olarak isimlendirilen <b>Alevi</b> rejimi, geçen sürede elini tetikten hiç çekmemiştir. Hapishanelerde kaç kişinin çürütüldüğü, kaç kişiye tecavüz edildiği, kaç kişinin katledildiğini bilmek neredeyse imkânsız. Yine Suriye’de, işkence ve ölümün girmediği bir ev bulmak neredeyse mümkün değil.</p>
<p>Suriyelilerin yaşadığı travmayı anlamak için, Mana Yayınları’ndan çıkmış ve gerçek bir hapishane öyküsü olan, <b>‘Salyanyoz’</b> adlı eseri okumaları yeterli olacaktır. Mustafa Halife, Fransa’da öğrenci Hıristiyan bir Arap. Bu Hıristiyan öğrenci Fransa dönüşünde ‘Müslüman’ olmakla suçlanıp hapse atılır. Bu eserde, 13 yıl süren hapis hayatında yaşadığı ve tanıklık ettiği akıl almaz işkence ve cinayetleri anlatıyor.</p>
<p>* * *</p>
<p>2011 Martının son günleri:</p>
<p>Ürdün sınırındaki bir kent olan Dar’a’da, 16-30 yaş aralığındaki gençlerin başlattıkları <b>‘özgürleşme hareketi’ </b>dördüncü haftasına girdi. </p>
<p>Sadece ‘özgürlük’ isteyen bu genç kitleye, rejim silahla cevap verdi. Sayısı tam bilinememekle birlikte, aralarında altı aylık bebekten, 10-15 yaşlarındaki çocuklara kadar 500’den fazla kişiyi katletti. Ve on binlerce yaralı… (Hastaneye götürülen yaralıların da kolları ve bacakları kesiliyor…)</p>
<p>Buna rağmen, Suriyeli özgürlük savaşçıları hiçbir şartta silaha müracaat etmediler. Etmeyeceklerini de haykırıyorlar. Rejimin tüm kışkırtmaları ve vahşetine rağmen, elinde sopa bile olmayan bu <b>kutlu direniş</b>in, 30 yıllık Esad hanedanlığının sonunu getireceğinden şüphe yok.</p>
<p>Fıtratları değişen ve özgürlük için canlarını feda etmekten çekinmeyen Arap halkları, yabancı bir müdahaleyi de istemiyorlar.</p>
<p>Birkaç gün öncesine kadar, sadece ‘özgürlük’ talep eden bu güçlü kitle, artık sadece özgürlük değil, Esad’ın koltuk ve kellesini de istiyor. </p>
<p>Gelen her gün, -geçtiğimiz haftalarda hiç de ihtimal dâhilinde olmayan- Baas Rejimi’ni yolun sonuna getiriyor. </p>
<p>Üstelik bu katil rejimin son günü; İsrail ve İran’ın açık desteği, Türkiye’nin sessizliğine rağmen geliyor. </p>
<p><b>‘Allah! Suriye! Beşşar!’</b> diyen eli silahlı katil sürüleri mi, yoksa <b>‘Allah! Suriye! Özgürlük!’</b> diyen halk mı kazanır? Bunda tereddüt geçirmeye gerek yok. Nitekim tarih; ne kadar güçlü ve ne kadar merhametsiz olursa olsun, ‘özgürlük’ için <b>ölümü göze almış bir toplum</b> karşısında, ayakta kalabilmiş bir rejiminden söz etmez. Tarihten örneklere ne gerek var! İşte Tunus, Mısır ve Yemen…</p>
<p>Burada asıl şaşılması gereken, ilk yıllarında tüm Müslümanların dua ve desteğini almış, ancak bugüne gelindiğinde hayal kırıklığı yaşattığı için eleştirilen İran’ın, Müslümanlara yaşattığı travma. Suriye rejimi konusunda İsrail’le aynı safta olması, İran rejimine günah olarak yeter de artar. </p>
<p>Oysa aynı İran, Tunus ve Mısır ayaklanmalarını ‘devrim’ olarak nitelendirirken, Bahreyn’deki halk hareketlerini var gücüyle desteklemekte. Şimdi ise aynı İran, aynı özgürlükleri isteyen Suriyelileri <b>‘fitne’</b> çıkarmakla suçluyor. </p>
<p>Suriye’deki despotik rejimin, İran ve İsrail’in açık desteği ve Türkiye’nin sessizliğinden cesaret aldığı gayet açık.</p>
<p>Suriye rejiminin bu zulmüne, liderleri ellerinde olan Hamas ile Suriyeli bazı Aleviler de tepki gösterdiler. Müslüman toplumlardan bugüne kadar büyük destek alan Hizbullah ise, Suriye rejimini destekleme konusunda tereddüt etmedi. Bu üzücü destek, Hizbullah’ın kendi geleceğine sapladığı bir hançerden başka bir şey değil.</p>
<p>Timeturk’ün haberlerine İran ve Suriye IP’lerinden gelen yorumlar gösteriyor ki; İran’ın ve Hizbullah’ın Baas rejimine verdiği destek, Müslümanları mezhep kavgasına götürecek bir tehlikeli oyunun ayak sesleri olabilir.</p>
<p>Bu rejimlerin adamlarınca planlı olarak -aralıksız- gönderilen çirkin ve manipülatif yorumlarda; ABD’nin Irak’ta yaptıkları ile Suriye rejiminin yaptıkları mukayese ediliyor ve ABD’nin Suriye’yi de işgal edeceği palavrası dillendiriliyor. Bu aptalca yorumların, burada yaşayan gazeteci kimlikli Suriye rejiminin elemanları ile bazı yazarlar tarafından da yapıldığını görmekteyiz. </p>
<p>Önceki günkü katliamlarla ilgili, Dışişleri Bakanlığımız, dün gece yazılı bir açıklama yaptı ve sanki halk güç kullanıyormuş gibi, rejime &#8216;orantısız ve aşırı güç kullanma&#8217; denildi. Kısacası, çok şey denilip, hiçbir şey söylenilmeyen rutin ve yasak savma kabilinden bir açıklama.</p>
<p>Oysa seçime giden bir ülkenin hükümeti, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı çıkışı, Suriye içinde yapabilmeliydi.</p>
<p><a href="http://www.twitter.com/ozerkemal">www.twitter.com/ozerkemal</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kemalozer.wordpress.com/641/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kemalozer.wordpress.com/641/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kemalozer.wordpress.com/641/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kemalozer.wordpress.com/641/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kemalozer.wordpress.com/641/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kemalozer.wordpress.com/641/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kemalozer.wordpress.com/641/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kemalozer.wordpress.com/641/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kemalozer.wordpress.com/641/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kemalozer.wordpress.com/641/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kemalozer.wordpress.com/641/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kemalozer.wordpress.com/641/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kemalozer.wordpress.com/641/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kemalozer.wordpress.com/641/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=641&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/25/simdi-suriyeyi-elestirmenin-vakti-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f64f5343fb1b80c027fd1f21e82b3cfe?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kemalozer</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/jadn18l_thumb.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">jadn18l</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Başbakan&#8217;ın &#8220;&#231;ılgın&#8221; projesi, T&#252;rkiye&#8217;yi ikiye b&#246;lecek!</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/19/basbakanin-ilgin-projesi-trkiyeyi-ikiye-blecek/</link>
		<comments>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/19/basbakanin-ilgin-projesi-trkiyeyi-ikiye-blecek/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Apr 2011 14:38:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[çılgın proje]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[kanal]]></category>
		<category><![CDATA[pilot şehir]]></category>
		<category><![CDATA[turgun canserver]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemalozer.wordpress.com/2011/04/19/basbakanin-ilgin-projesi-trkiyeyi-ikiye-blecek/</guid>
		<description><![CDATA[12 Haziran seçimlerine az bir süre kala siyasi partiler bir bir seçim beyannâmelerini açıklıyor. Ak Parti ise seçim beyannamesi ile birlikte, 8,5 yıllık iktidarında yaptıklarını anlatan bir de rapor yayınladı. Son aylarda, Başbakan’ın çılgın bir proje peşinde koştuğu konuşuluyor. Hıncal &#8230; <a href="http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/19/basbakanin-ilgin-projesi-trkiyeyi-ikiye-blecek/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=638&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="display:inline;float:left;margin:0 6px 0 0;" align="left" src="http://www.timeturk.com/resim/detayresim/image/kitap/pilot-sehir1.jpg" width="150" height="222" />12 Haziran seçimlerine az bir süre kala siyasi partiler bir bir seçim beyannâmelerini açıklıyor. </p>
<p>Ak Parti ise seçim beyannamesi ile birlikte, 8,5 yıllık iktidarında yaptıklarını anlatan bir de rapor yayınladı. </p>
<p>Son aylarda, Başbakan’ın çılgın bir proje peşinde koştuğu konuşuluyor. Hıncal Uluç, Başbakan’ın kendisini arayıp, İstanbul’la ilgili çılgın projesini söylediğini yazmıştı.</p>
<p>Peki, bu projeler ne ve gerçekten bunları yapmak çılgınlık mı? </p>
<p>İstanbul’la ilgili projelerin <b>birincisi</b>, <b>Haliç</b> devam ettirilerek bir U şeklinde Marmara Denizi’ne bağlanması ve böylece durağanlığın sona erdirilip, suyun sirkülâsyonunun sağlanması… </p>
<p><b>İkincisi</b> ise; biri Anadolu, diğeri Rumeli yakada olmak üzere <b>‘iki yeni şehir/İstanbul’</b> kurulması…</p>
<p>İkinci proje acaba ne kadar yeni ve başarılabilir mi?</p>
<p>Bundan 6 yıl önce, Türkiye’nin son dönemde yetiştirdiği en değerli mimarlarının başında yer alan rahmetli Prof Dr Turgut Cansever Hoca’yı ziyarete gitmiştim. Bir saatlik randevum, rahmetli hocanın arzusu doğrultusunda 4 saat sürdü. </p>
<p><span id="more-638"></span>
<p>Başbakan Erdoğan’dan, siyasetten, sanat ve mimariden, İmam Hatip Liseleri’nden, İlahiyatçılardan ve sair çok şey konuştuk. Çok şey anlattı. Bazı bilgi ve belgeler verdi, kitaplar hediye etti. </p>
<p>Bunlardan biri de “<b>Pilot Şehir Uygulama Raporu</b>” ile yeni kurulacak 25 bin kişilik pilot ve 500-750 bin kişilik yeni şehirlerin yerlerine kadar tüm detayları açıklanmış ölçekli şehir plan ve haritalarıydı.</p>
<p>Farklı mesleklerden 41 kişiden oluşan ‘İstanbul Deprem Çalışma Grubu’ tarafından “<b>Pilot Şehir Uygulama Raporu</b>” Ocak 2003 yılında yayınlanmış. Ekip içinde rahmetli Cansever Hoca’da var.</p>
<p>Yine başka bir eser ise -oldukça hacimli- “<b>Yıkıcı Depremden Etkilenecek İstanbulluları Yeni Şehirlere Yerleştirme Projesi Ön Raporu</b>.” Yine farklı mesleklerden farklı alanda uzman 64 kişi tarafından hazırlanan bu raporda da; Turgut Canser’den İsmet Özel’e, Ahmet Davutoğlu’ndan Teoman Durali’ye, Kürşat Bumin’den Burhan Şenatalar’a, Hayrettin Karaman’dan Atilla Karaosmanoğlu’na, Yücel Yaman’dan M. Ruhi Şirin’e kadar çok sayıda ünlü isme rastlıyoruz.</p>
<p><img style="display:inline;float:left;margin:0 6px 0 0;" align="left" src="http://www.timeturk.com/resim/detayresim/image/kitap/pilot-sehir2.jpg" width="179" height="255" />Turgut Hoca bu çalışmanın gecikmesinden dolayı çok dertliydi. Başbakan Erdoğan’la, belediye başkanı olmasından önce -adaylık sürecinde- tanıştığını ve kendisine bu konularda bilgi verdiğini ve danışmanlık yaptığını anlattı. Belediye başkanlığı süresince, şartlar ve imkânlar elvermedi dedi ve ekledi:</p>
<p>“Ak Parti iktidara gelince konu yeniden gündeme geldi. Başbakan’ın talimatıyla, İmar İskân Bakanı Zeki Ergezen’le konu üzerinde yeniden çalışmaya başladık. Bir hayli mesafe aldığımızı düşünüyorduk ki, bir gün Bakanlıktaki bazı üst düzey yöneticiler gelip <b>beni tehdit ettiler.</b> Bunu yaptırmayacaklarını açık açık söylediler. Hatta <b>‘seni bir daha burada görmek istemiyoruz’</b> dediler. Gecikmenin ve engellemelerin nedenini böylece öğrenmiş oldum. Devlete çöreklenmiş bazı kimseler, iktidarın muktedir olmasını engelliyorlardı. Siyasi irade ise beklediğim tepkiyi ver(e)miyordu. İyice ümidimi kaybettim” demişti.</p>
<p>Kendisine, 22. Uluslararası Mimarlık Kongresi için İstanbul’a gelen ve şehri helikopterle gezip “<b>Bu şehri Mimar Sinan’ın torunları inşa etmiş olamaz</b>” diyen Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) Başkanı Jaime Lerner’ın sözlerini hatırlattığımda, hocanın gözleri dolmuş ve ağlamaya başlamıştı. Sanırım 15-20 dakika birlikte ağladık. </p>
<p>Bu sırada, odasındaki masanın yanında bulunan raftan kalınca bir kitap çıkardı ve imzalamaya başladı. Bu kitap, hoca tarafından hazırlanmış ve Al-Baraka tarafından neşredilmiş olan “Mimar Sinan” adlı hacimli eserdi. Bu yazı vesilesiyle eseri açtım, rahmetli şunları yazmış: “&lt;I style=&quot;mso-bidi-font-style: normal&quot;&gt;Sayın Kemal Özer, sevgiler ve yolunda başarılar temennilerimle 12.6.2006 Turgut Cansever&lt;/I&gt;” Bu vesileyle Turgut Hocaya rahmet dilerim.</p>
<p>“Pilot Şehir Uygulama” eserinin arka kapağında <b>“Neden yeni şehirler?</b>” gerektiği şu şekilde ifade edilmiş:</p>
<p>“JICA 2002 hesapları, olası İstanbul depreminin 140 ila 200 milyar dolar tutarında bir ekonomik kayba sebep olabileceğini belirtmiştir. Tahmin edilen kayıplar, yeni şehirler kurma maliyetinden en az 14 kat daha fazla olacaktır.</p>
<p>Uygulama Raporu; yeni şehirler yaklaşımının bir zorunluluk olduğunu ortaya koyarken, mevcut şehirlerimizdeki sosyal, ekonomik ve fiziksel çevrede, mimaride yaşanan olumsuzlukları çözümleyerek, güvenli yapılar inşa ederek barınma ihtiyacını karşılamanın yanı sıra, güzel şehirler vücuda getirmenin gerekliliğini irdelemektedir” </p>
<p><img style="display:inline;float:right;margin:0 6px 0 0;" align="right" src="http://www.timeturk.com/resim/detayresim/image/kitap/korint.jpg" width="225" height="340" /></p>
<p>Raporun farklı bölümlerinde ise, hâlen İstanbul’da yaşayan en az 4-5 milyon insanın Anadolu’da kurulacak, -kültürel ve insanî yaşam koşullarına haiz- yeni şehirlere taşınmasını öneriyor. </p>
<p>“Çılgın” proje olarak anılan Başbakan Erdoğan’ın bu projeleri, bugüne ait şeyler değil. Bu güne kadar olgunlaşmayan şartlar nedeniyle başarılamayan projelerin vaktinin geldiğinin düşünülmesinin sonucudur.</p>
<p>Gelelim <b>üçüncü </b>‘<b>çılgın’ proje</b>ye…</p>
<p>Öncelikle belirtmek gerekirse; bu proje yine İstanbul’u yakından ilgilendirmekle birlikte, Türkiye’yi ikiye bölecek bir proje… </p>
<p>Kimileri için <b>‘vay be!</b>’ dedirtecek bu proje, aslında yine İstanbul’la ilgili. Çanakkale ve Marmara Boğazları’nın yükünü azaltacak olan bu projeyi başarmak kolay değil. Bu projenin benzerleri, dünyada uygulanmış ve mimarlarını tarihe geçirmiş&#8230;</p>
<p><b>* * *</b></p>
<p>Bunlardan biri, Kanuni’ye ait olan “<b>Süveyş Kanalı projesi</b>”. Kanuni’ye nasip olamasa da, yine 1869&#8242;da Osmanlı’ya nasip olmuş. Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla, Akdeniz’den Hint Okyanusu’na çıkmak için Afrika kıtasını dolaşma zorunluluğu sona ermiş.</p>
<p>Bir diğeri de, “<b>Corinth(Korint) Kanalı projesi</b>”. Yunanistan’ı ikiye bölen bu kanal, 1881 ile 1893 yılları arasında, 11 yılda tamamlanır. Bendenizin, hem karayoluyla, hem de bir baştan bir başa gemiyle geçtiğim bu kanalın uzunluğu 6,3 km. Ege ve Adriyatik denizlerini birbirine bağlayan bu kanal sayesinde, gemiler 400 km dolaşmaktan kurtuluyorlar.</p>
<p>Yine gidip gördüğüm başka bir kanal ise, ülkenin içlerine kadar ilerleyen ve Almanya’nın ağır sanayi ürünlerinin, gemilerle Kuzey Denizi’ne naklini sağlayan 300 km’den daha uzun dev kanalları. Hem Polonya’daki, hem de Almanya’daki bu kanal projeleri Hitler’e ait. </p>
<p>Başbakan Erdoğan’ın yeni projesi, ülkeyi siyasi anlamda olmasa bile, coğrafi anlamda ikiye bölecek. Toplum projeyi ne kadar gerçekçi bulur ve tamamlanabilir mi? Bu ayrı bir tartışma konusu. </p>
<p>Başbakan, Karadeniz ile Akdeniz’i, Samsun ile Adana hattından bağlayacak olan bu “çılgın projeyi” henüz açıklamadı. Ancak bu seçim sürecinde en çok tartışılacak projelerden biri olacağı aşikâr.</p>
<p>Nerden baksanız, 500-600 km’lik bir dev kanal sayesinde hem ülkenin toprakları küçülecek, hem ülke ekonomisinde ciddi değişiklik olacak, hem de eski Demokrat Parti Milletvekili Ali Rıza Kılıçkale&#8217;nin esprilere konu olan “Kayseri&#8217;ye deniz isterim” talebi gerçekleşmiş olacak.</p>
<p>Bekleyip göreceğiz.</p>
<p><img src="http://www.timeturk.com/resim/detayresim/image/haber%20i%C3%A7i/turkiye.jpg" /></p>
<p><a href="http://www.twitter.com/ozerkemal">www.twitter.com/ozerkemal</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kemalozer.wordpress.com/638/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kemalozer.wordpress.com/638/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kemalozer.wordpress.com/638/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kemalozer.wordpress.com/638/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kemalozer.wordpress.com/638/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kemalozer.wordpress.com/638/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kemalozer.wordpress.com/638/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kemalozer.wordpress.com/638/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kemalozer.wordpress.com/638/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kemalozer.wordpress.com/638/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kemalozer.wordpress.com/638/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kemalozer.wordpress.com/638/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kemalozer.wordpress.com/638/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kemalozer.wordpress.com/638/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=638&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/19/basbakanin-ilgin-projesi-trkiyeyi-ikiye-blecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f64f5343fb1b80c027fd1f21e82b3cfe?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kemalozer</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.timeturk.com/resim/detayresim/image/kitap/pilot-sehir1.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.timeturk.com/resim/detayresim/image/kitap/pilot-sehir2.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.timeturk.com/resim/detayresim/image/kitap/korint.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.timeturk.com/resim/detayresim/image/haber%20i%C3%A7i/turkiye.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Deney faresi olmaya hazır mısınız?</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/14/deney-faresi-olmaya-hazir-misiniz/</link>
		<comments>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/14/deney-faresi-olmaya-hazir-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Apr 2011 12:07:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adalet-Hukuk-Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Haklar]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[deney faresi]]></category>
		<category><![CDATA[gata]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kobay]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemalozer.wordpress.com/2011/04/14/deney-faresi-olmaya-hazir-misiniz/</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl içerisinde önemli ve tarihi iki yasal düzenleme yapıldı. Birincisi, RTÜK Kanununa eklenen bir madde. İkincisi, önceki gün yasalaşan ‘insanların kobaylığına izin veren’ ve 6212 sayılı Biyotıp Araştırmalarına İlişkin İnsan Hakları Kanunu. Bu kanunun tasarısı, 6 Nisan 2007’de gelmiş &#8230; <a href="http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/14/deney-faresi-olmaya-hazir-misiniz/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=636&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl içerisinde önemli ve tarihi iki yasal düzenleme yapıldı. Birincisi, RTÜK Kanununa eklenen bir madde. İkincisi, önceki gün yasalaşan ‘insanların kobaylığına izin veren’ ve 6212 sayılı <a href="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/kemal-oze-1.jpg"><img style="background-image:none;padding-left:0;padding-right:0;display:inline;float:left;padding-top:0;border-width:0;margin:0 6px 0 0;" title="kemal oze-1" border="0" alt="kemal oze-1" align="left" src="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/kemal-oze-1_thumb.jpg?w=183&#038;h=263" width="183" height="263" /></a>Biyotıp Araştırmalarına İlişkin İnsan Hakları Kanunu.</p>
<p>Bu <a href="http://www2.tbmm.gov.tr/d23/1/1-0394.pdf">kanunun tasarısı</a>, 6 Nisan 2007’de gelmiş Meclis’e. 1. Erdoğan kabinesine ait bir tasarı. Aslında GDO yasası olan ‘Biyogüvenlik Yasası’ gibi adı çok masum ve hatta ilgi çekici. Oysa içeriği?</p>
<p><a href="http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=1.5.6112&amp;MevzuatIliski=0&amp;sourceXmlSearch=Radyo">RTÜK Kanunu</a>’nun 11. maddesi, televizyonlarda her türlü alkol ve tütün ürünlerinin reklâmını yasaklarken, en az alkol ve tütün kadar tehlikeli olan ilaç reklâmını serbest bırakıyor. Bu madde; reçete ile satılan ilaçların reklâmını yasaklarken, reçetesiz satılan ilaçların reklâmını ise serbest bırakıyor.</p>
<p>Gerekçe: “AB Görsel-İşitsel Medya Hizmetleri Yönergesi’ne uyum.” Bakkalda satılan ilaçların bile üzerinde ‘reçete ile satılır’ yazar. Ama bu kurala uyulmaz. Bedelini ödediğiniz de market rafından gıda alır gibi istediğiniz ilacı alabilirsiniz. </p>
<p>Bu ülkede insanlar ne ilaçların üzerinde yazılanları, ne de gıdaların etiketlerinde yazılanları anlarlar. On yıllardır her dönemde ilaçların prospektüslerinin Türkçeleştirileceği söylenir durulur. İnsanların anlayacağı şekilde yazılmaması elbette bazı çevreleri mutlu ediyor. Nedendir bilinmez ama ‘yaparmış gibi yapılıp&#8217; sumen altı edilmesi âdeta bir gelenek.</p>
<p>73 milyonu kobay yapacak olan <b>‘Biyotıp Araştırmalarına İlişkin Kanun’</b> şu an Cumhurbaşkanı’nın onayında. Onaylarsa <b>‘gönüllü’ kobaylığın yolu açılmış</b> olacak. </p>
<p>İlaçların farelerde denendiğini herkes bilir. Şimdi sıra insanlarda&#8230; Hiç kuşku yok ki, her canlının yaşama hakkı var. İnsan sağlığı içinde olsa hayvanların ‘kobay’ olarak kullanılmasına, duygularını kaybetmemiş bir gönlün razı olacağını düşünmem. Kobaylık için hiçbir mazeret kabul edilemez.</p>
<p><span id="more-636"></span>
<p>O zaman tıpta gelişme olmaz mı? O halde bu işten milyar hatta trilyon dolar kazananlar, bu deneyi kendi üzerlerinde yapsınlar o halde. Gülünü seven dikenine katlanır.</p>
<p>* * *</p>
<p>Geçtiğimiz hafta GATA&#8217;da 20 askerin ‘kobay’ olarak kullanıldığına dair görüntüler ortaya çıktı. Çıktı da ne oldu?</p>
<p>Konuyu yargıya taşıması gereken Sağlık Bakanlığı, GATA Komutanlığı’ndan bilgi istemekle yetindi. </p>
<p>Genelkurmay’dan cevap gecikmedi. Ne dedi Genelkurmay? “Bu çalışma için erlerin yazılı izni var ve GATA Etik Kurulu’ndan onay alındı!” </p>
<p>Olayın meydana geldiği tarihte henüz kobaylık yasası yok. Anasının “vatanımı korusun” diye gönderdiği, komutanın izninin dışında bir şey yapma imkânı olmayan fidanlara, “fare muamelesi” yapılmasına, kurumun “etik kurulu” izin bile vermiş. Demek ki, minareyi çalanlar, hukuk dışı kılıfını hazırlamışlar…</p>
<p>Umur Talu’nun belirttiği gibi, bu durum karşısında ‘komutan hanımının hizmetçisi olmak’ bir hayli dereceli bir işmiş…</p>
<p>İnsanlık onuruyla bağdaşmayan bu durumla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı ve Genelkurmay üzerine düşeni yapmasa da, Mazlumder ve Hasta Hakları Aktivistleri dernekleri gereğini yapıp, konuyu yargıya taşıdı. Konu artık yargı da&#8230; Umulur ki, yargı da meseleyi “etik” bulmaz. Bakalım ne olacak, bekleyip göreceğiz…</p>
<p>Geçtiğimiz yıl, 73 milyonun üzerinde “domuz gribi masalının aşısı”nı deneten bir Bakanlığın, insanların gönüllü kobay olmasına izin vermesinde ne beis olabilir ki? Hangi renkten, hangi ırktan, hangi memleketten, hangi düşünceden, hangi vasıfta, hangi gelir grubundan, hangi cinsten, hangi yaşatan olduğu fark etmeksizin, bir insanın bedeninde ilaç denenmesinden daha vahşi ne olabilir? Bu durum insan onuruna yakışır mı?</p>
<p>Bir ülke insanının ‘gönüllük şartıyla bile olsa’ laboratuar faresi muamelesi görmesine nasıl izin verilir? Doğrusu buna akıl erdirememenin çaresizliği ve kahrını yaşıyorum.</p>
<p>Batı, başta Afrika ülkeleri olmak üzere tüm gelişmemiş ülkeleri her veçhesiyle sömürür. Bununla da yetinmez, insanlarını da pervasızca laboratuar faresi gibi kullanır. Resmi yollarla olmasa bile, fiili olarak bizlerde onlar için ilaç ve gıdalarla birer kobayız. Hem GDO kanunu, hem de yeni kobay kanunu bu fiili durumu artık legal hale getirdi.</p>
<p>Bugün Türkiye, dünyada fert başına en çok antibiyotik tüketen ikinci ülke. Oysa ilaç üreticileri bu durumdan pek de memnun değilmiş. Global Sanayici Dergisi’nin (Nisan 2010) ‘Türkiye’de kişi başı ilaç harcaması ne kadardır?’ sorusuna, bir ilaç firmasının yöneticisi olan Teoman Kalafatoğlu; “İlaç pazarına baktığımızda, ortalama kişi başına ilaç harcaması 130 dolar civarında. 130 dolarlık pazar oldukça düşük, bunun yukarı çekilmesi elzem” diyor.</p>
<p>* * *</p>
<p>İbn-i Sina; “Tıp ilmi, mevcut sıhhati muhafaza, kaybedilen sıhhati iade etmek maksadıyla insan vücudunun sıhhatli ve marazlı hallerden haber eden bir ilimdir” der. </p>
<p>Eski tıbbın birincil amacı; hastaları tedavi etmek değil, insanların hastalanmalarını engellemekti. Bunun için, -bugün, <b>‘eski tıbbın çözümleri’</b>ne pek kimse itibar etmese de- pek çok miktarda reçeteler geliştirilmiş. </p>
<p>Oysa bugün hem tıp, hem de devletler, insanları tedavi etmekten, hastalanmalarını engellemeye vakti bulamıyor. Zaten bulmak istedikleri de söylenemez. Endişemiz o dur ki; bu zihin ve oturttuğu sistemle, aksini de yap(a)mayacak. Çünkü günümüz devletleri ve ortodoks/modern tıbbı, medikal ve ilaç şirketlerinin hizmetkârı gibi. </p>
<p>Aşı kampanyaları da, reklâm düzenlemeleri de, kobay yasaları da, tedavi hizmetleri esasları da, hepsi ilaç ve medikal firmalarının talepleri doğrultusunda gelişiyor.</p>
<p>Bu firmalar taleplerini direkt iletmekle birlikte, düzenlemeleri genellikle BM’ye bağlı örgütlere atadıkları yönetici ve uzmanlar eliyle yaptırırlar. Mazeretleri ise basit: “İnsan sağlığı, gelişimi ve onuru”. Bu maskeleri için de, “sevimli(!)” kampanyalar düzenlerler, duygularımızı kullanırlar, gerektiğinde harcamaktan da çekinmezler. </p>
<p>Çünkü aynı şirketler ilaca sahip oldukları kadar, enerjinin, gıdanın, silahların da sahipleri. Sağlıksız gıdalar olmalı ki, sağlığımızdan olalım. Savaşlar ve terör faaliyetleri olmalı ki, silah, ilaç ve medikal aletlerini satsınlar. </p>
<p>Bütün bunlar, insan onuru ve sağlığını korumak için(miş). Yerseniz tabi&#8230; Kobaylık mı? Aramızda bazıları fare olmalı ki, beylerimiz sağlıklı kalabilsin. </p>
<p><a href="http://www.twitter.com/ozerkemal">www.twitter.com/ozerkemal</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kemalozer.wordpress.com/636/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kemalozer.wordpress.com/636/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kemalozer.wordpress.com/636/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kemalozer.wordpress.com/636/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kemalozer.wordpress.com/636/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kemalozer.wordpress.com/636/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kemalozer.wordpress.com/636/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kemalozer.wordpress.com/636/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kemalozer.wordpress.com/636/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kemalozer.wordpress.com/636/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kemalozer.wordpress.com/636/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kemalozer.wordpress.com/636/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kemalozer.wordpress.com/636/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kemalozer.wordpress.com/636/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=636&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/14/deney-faresi-olmaya-hazir-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f64f5343fb1b80c027fd1f21e82b3cfe?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kemalozer</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/kemal-oze-1_thumb.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kemal oze-1</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Fukuşima, T&#252;rkiye ve bozulan ezber</title>
		<link>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/11/fukusima-trkiye-ve-bozulan-ezber/</link>
		<comments>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/11/fukusima-trkiye-ve-bozulan-ezber/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Apr 2011 23:26:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[çernobil]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[fukuşima]]></category>
		<category><![CDATA[hiroşima]]></category>
		<category><![CDATA[japonya]]></category>
		<category><![CDATA[nagazaki]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kemalozer.wordpress.com/2011/04/11/fukusima-trkiye-ve-bozulan-ezber/</guid>
		<description><![CDATA[Japonlar, ABD başkanı Truman’ın koşulsuz teslim çağrısını reddedince, tarihin en acı felaketinden biriyle karşı karşıya kalırlar. ABD, bir ilki gerçekleştirir ve 6 Ağustos 1945’de Hiroşima’ya, üç gün sonra da Nagazaki’ye iki atom bombası atar. İki şehirde bir an da 214 &#8230; <a href="http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/11/fukusima-trkiye-ve-bozulan-ezber/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=633&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Japonlar, ABD başkanı Truman’ın koşulsuz teslim çağrısını reddedince, tarihin en acı felaketinden biriyle karşı karşıya kalırlar. </p>
<p><a href="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/29.jpg"><img style="background-image:none;border-bottom:0;border-left:0;padding-left:0;padding-right:0;display:inline;float:left;border-top:0;border-right:0;padding-top:0;margin:0 6px 0 0;" title="29" border="0" alt="29" align="left" src="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/29_thumb.jpg?w=306&#038;h=185" width="306" height="185" /></a>ABD, bir ilki gerçekleştirir ve 6 Ağustos 1945’de Hiroşima’ya, üç gün sonra da Nagazaki’ye iki atom bombası atar. İki şehirde bir an da 214 bin kişi ölür. Milyonlarca insan, ruh ve beden sağlığını kaybeder. Bu vahşetin insan, diğer canlılar ve çevreye etkileri halen de devam etmekte. </p>
<p>Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan nükleer bombaların üretiminde en büyük rolün, bugünün en ünlü GDO’cusu olan Monsanto olduğunu not edip, bugüne geçelim.</p>
<p>Japonlar bu kez de -henüz gerçek sonuçları tam olarak kestirilemeyen- bir nükleer santral kazası ile karşı karşıya. </p>
<p>Bu kaza, -bir ülke hariç- tüm dünyayı tedirgin etmeye yetti. Tedirgin olmak bir yana, nükleer sevdası iyice depreşen o ülke ise Türkiye.</p>
<p>Başbakan Erdoğan, nükleer enerjinin riskini, tüp gaz riskine benzetti. Nükleer enerji karşıtlarını ‘Riski var diye arabaya binmeyecek miyiz? Karşı çıkanlar bilgisayar kullanmıyor mu, televizyon seyretmiyor mu?’ diyerek eleştirdi. Böylece, hem Fukuşima’dan ne kadar ders almadığımızın işaretlerini verdi, hem de siyasilerin kamuoyu tepkisini ne kadar ciddiye aldığını gösterdi.</p>
<p>Hızla seçime koşan bir ülkenin siyasetçisinden beklenen, ‘Evet, Japonya’da arzu edilmeyen nükleer bir kaza meydana geldi. Bu durum, nükleerin güvenilirliğini bir kez tartışmamızı zorunlu hâle getirdi. Herkes eteğindeki taşı döksün. Eksik bıraktığımız bir yön varsa, yanlış bir adım içerisindeysek, kararımızı gözden geçirmeye hazırız’ diyebilmesiydi.</p>
<p><span id="more-633"></span>
<p>Avrupa Birliği&#8217;nde, nükleer karşıtlığı bize oranla çok büyük. Hatta öylesine etkinler ki; ülkelerinin santrallerini peş peşe kapattırmakla kalmayıp, yetkilileri yeni alternatif arayışlara yönlendirmekteler.</p>
<p>Oysa bizde az sayıdaki endişeli insanlar; ülkelerini, tabiatı ve insanları koruma aşkı nedeniyle küçümseniyor hatta alay ediliyorlar. Hatta Enerji Bakanı tarafından “<b>bekârlık nükleer enerjiden daha tehlikeli</b>” diyerek gûya aşağılanıyorlar. </p>
<p>Toplumun çağrılarına kulak tıkamak bir yana, aşağılanmalarını anlamlandırmakta zorlanıyorum. </p>
<p>* * *</p>
<p>26 Nisan 1986 günü, şu an Ukrayna sınırlarında, ancak o tarihte SSCB’ye ait olan Çernobil nükleer reaktöründe tarihin gizlenememiş (gizli yapılan çok sayıda nükleer deneme var) ikinci büyük nükleer faciası yaşanmıştı. Olumsuz etkileri hâlen devam eden bu facianın zararları, bu ülke siyasetçilerince aralıksız gizlenmişti. Dönemin Bakanı Cahit Aral, radyasyonlu çay içerek, gûya toplumu iknaya <a href="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/cahit-aral.jpg"><img style="background-image:none;border-bottom:0;border-left:0;padding-left:0;padding-right:0;display:inline;float:right;border-top:0;border-right:0;padding-top:0;margin:0 0 0 6px;" title="cahit-aral" border="0" alt="cahit-aral" align="right" src="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/cahit-aral_thumb.jpg?w=244&#038;h=168" width="244" height="168" /></a>çalışıyordu. Kimilerince sadece Karadeniz’de yaşayanların etkilendiği dile getirilmişti. Oysa bugün radyasyon etkisinin Türkiye’nin her bölgesine -gıda başta olmak üzere çok sayıda araçla- ulaştığı artık tartışmalı değil.</p>
<p>Çünkü çok değil daha üç hafta önce ‘Paleo-Van’ araştırması kapsamında gölün derinliklerinden alınan numunelerin analizlerinde, Çernobil nükleer kazası sonucu ortaya çıkan radyoaktif serpintilerin hâlâ var olduğu tespit edildi. Bu araştırma, inkâr politikalarının anlamsızlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>
<p>Bugünlerde tarihinin en derin krizlerinden birini yaşan TÜSİAD’ın Başkanı Ümit Boyner, Türkiye’nin anlamakta zorlanılan nükleer santral ısrarına, ‘Türkiye’nin nükleer santralleri körü körüne sahiplenmesi söz konusu olamaz. Bu karar sürecinin dayatmacılıktan uzak ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi elzemdir’ diyerek çok isabetli bir eleştiri getirdi.</p>
<p>Dünyaya baktığımızda ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere, Kuzey Kore, Hindistan, Pakistan ve İsrail’de nükleer silah bulunuyor. Geçmişte, halkı fakirlikten bîtap düşmüş Afrika ülkeleri dâhil, nükleere ilgi duymayan kalmamış. Her ne kadar hâlen İran üzerinde bir baskı aracı olarak tutulsa da, nükleer pazarlaması batılı ülkeler için çok kârlı bir alan. </p>
<p>Türkiye’nin nükleere ilgisi pek tabidir ki yeni değil. Ancak, ilk kez bu kadar kararlı gözüküyor. Eski Enerji Bakanı Hilmi Güler, 2006’da yaptığı bir açıklamada, &quot;Dünyada çok ülkede var. Önlem alınırsa bir şey olmaz&quot; demişti. </p>
<p>Bugün gördük ki, Japonya alınabilecek her türlü önlemi aldı ama olanlar ortada. O dönemin milletvekillerinden Remzi Çetin’de, nükleer santralin kendi şehri <a href="http://www.yapi.com.tr/Haberler/turkiyenin-ilk-nukleer-santraline-konya-talip_41447.html">Konya’ya kurulmasını talep ederek</a>, ‘hizmet aşkıyla(!)’ yandığını göstermekten geri durmamıştı. </p>
<p>Nükleer santraller elbette ucuza enerji üretiyorlar. Keşke her şey bu kadar basit olsa. Hiç kimse madalyonun öteki yüzünden bahsetmiyor. Oysa nükleer enerjinin ekonomik enerji kaynağı olduğu kadar, açığa çıkardığı atıkları ve etkisi, 100 bin yıl sonra bile devam ediyor. Amerika gibi gelişmiş ülkeler -yasak olmasına rağmen- atıklarını ya çöllere, ya açık denizlere, ya da fakir ülkelere bırakıyor. Yeraltında depolanmış olanlarının bile sızıntıya karşı, en az 300 yıl boyunca denetlenmesi gerekiyor. Türkiye bütün bunları yapabilecek bir ülke mi sizce?</p>
<p>Ayrıca yer altında güvenli bir şekilde saklandığı söylemi ne kadar güvenli? Söz konusu bu güven dünyanın en güvenli santrallerinden biri olarak gösterilen Fukuşima Nükleer Santrali’ne benzerse bu dünyanın vay haline. Vay gelecek nesillerin başına geleceklere. </p>
<p>‘Ermenistan’da bile var, o halde biz yapalım’ gibi bir fantezi, ‘komşu intihar etti biz niye etmiyoruz?’demekten farklı mı?</p>
<p>Kimilerimiz yine siyasi taassuplarını devreye sokup, ‘Başbakanımız bütün bunları düşünmüştür’ diye yorum ve epostalar gönderebilirler. Şimdi de sormak istiyorum. Değerli Başbakanımız hata yapamaz mı? Sayın Başbakanı yanlış yönlendiremezler mi? O insan değil mi? </p>
<p>Danışmanlarının kendilerini yanlış yönlendirerek, tohum ve GDO yasalarında hata yaptığını görmedik mi? </p>
<p>Elbette gördük? Bizzat ben gördüm. Sayın Başbakanın bendenizle mutlaka görüşmesi talimatı verdiği başdanışmanı, benimle defaatle görüştü. Ama başdanışman, bizim görüşlerimizi öğrenmek bir yana, kendini bizi iknaya memur etmiş gibiydi. GDO’yu yararlı göstermek adına bazı ayetleri çarpıtarak gûya Kur’an-ı Kerim’den deliller bile getiriyordu. Hazırladığı bu çarpık raporunu, -resmi titrini de kullanarak- Din İşleri Yüksek Kurulu’na bile sunmuştu. Muhtemeldir ki, Kurul’un ikilemi de bu yüzdendi.</p>
<p>Nükleer meselesinde de bazı etkin çevreler ve lobilerin etkisi altında kalan kimi kimseler, Başbakanımıza yanlış bilgi veriyor olamaz mı? Bal gibi de olur. </p>
<p>Nasip olursa konuyu başka boyutlarıyla ele almaya devam edeceğiz. </p>
<p><a href="http://www.twitter.com/ozerkemal">www.twitter.com/ozerkemal</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kemalozer.wordpress.com/633/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kemalozer.wordpress.com/633/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kemalozer.wordpress.com/633/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kemalozer.wordpress.com/633/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kemalozer.wordpress.com/633/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kemalozer.wordpress.com/633/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kemalozer.wordpress.com/633/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kemalozer.wordpress.com/633/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kemalozer.wordpress.com/633/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kemalozer.wordpress.com/633/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kemalozer.wordpress.com/633/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kemalozer.wordpress.com/633/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kemalozer.wordpress.com/633/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kemalozer.wordpress.com/633/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kemalozer.wordpress.com&amp;blog=4316243&amp;post=633&amp;subd=kemalozer&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kemalozer.wordpress.com/2011/04/11/fukusima-trkiye-ve-bozulan-ezber/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f64f5343fb1b80c027fd1f21e82b3cfe?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kemalozer</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/29_thumb.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">29</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kemalozer.files.wordpress.com/2011/04/cahit-aral_thumb.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">cahit-aral</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
