Türkiye’de darbelerin sonu gelir mi? Ya da soruyu şöyle soralım; darbeyi sadece askerler mi yapar? Darbeler sadece askerlerin ürünü değilse başka kimler darbe yapabilir ve bu darbelerden hangisi daha tehlikeli?
12 Eylül sabahı uyandık ki sokaklarımızı askerler kaplamış. Okulların açılışı ertelendi diye sevindik. Birde baktık ki o askerler yüzünden ülkemiz geri kalmış. 26 Ekim 2009’a sabahı [...]
‘Gıda’ ile Etiketlenmiş Yazılar
20/11/2009
Türkiye’nin geleceğine hançer
14/11/2009
Bu düzen nasıl yıkılır?
Bu düzeni yıkmanın zor olmadığını ve yıkabilecek gücün bizde olduğunu elbette sizde biliyorsunuz. Fakat bazılarımız bu düzeni yıkmak için çabalarken bazılarımızın da düzenin hamiliğini yapması işleri zorlaştırıyor.
Bu düzeni yıkmak için değişime razı olmak şart. Girdiğimiz gibi çıkamadığımız düzenin okullarında enjekte edilen tek tiplilik, sessizlik, siniklik, siliklik, bananecilik gibi sayısız virüsünden kurtulmak gerekiyor. Bunun içinse gerekli [...]
07/11/2009
İnsanlık üzerine oynanan kumar
Domuz gribi ve GDO tartışmalarında gelinen nokta oldukça sevindirici. Çünkü toplum tedirgin!
Kimilerine göre bu tedirginlik iyi değil. Kesinlikle yanılıyorlar!
Bir toplum, tedirgin olmuş ve bir konuda endişe taşıyorsa artık o toplum kolay kolay aldatılamaz.
Domuz gribi konusunda oluşan direnç ve endişe iyi bir başlangıçtı. Ardından gelen GDO konusundaki önemli duyarlılık ümit verici boyutlara ulaştı.
Ancak kaygı [...]
21/10/2009
Griplerdeki domuzluk
Kuş gribini anlamadan domuz gribi anlamak mümkün olamaz.
Birbirini izleyen bu oyunların arka planlarını bilmeden de “Türkiye’de hiç aşı yapılmazsa, nüfusun tahminen 3’te birinin hastalanacak, 5 bin kişi hayatını kaybedecek. Dolaylı kayıplar hariç salgının toplam maliyetinin 1.1 milyar TL olacak. Ama biz önlemimizi aldık. 1 milyon 800 bin kişinin hastalığa yakalanacağını ve 400 ölümünün gerçekleşeceğini [...]
01/10/2009
Bira alkolsüz olur mu?
Ramazan’da Umre’ye giden bir arkadaşımız, hem Mekke hem de Medine’de Harem-i Şeriflerin bitişiklerindeki marketlerde Efes Pilsen ürünlerinin satıldığını ve resimlerini çektiğini belirterek ‘bu nasıl olur?’ diye soruyor.
Kendisine, ‘Devlet Gazetesi’ yazarlarının “Mekke’deyiz… Ertuğrul Özkök ne yaptı dersiniz? Başarılı bir günün ardından bir şampanya açtırdı… Durun, hemen ‘yakaladık’ diye atlamayın… Bu şampanya, Suudi Arabistan’ın alkolsüz şampanyası… Adı [...]
25/09/2009
Neden tavuk yemiyoruz?
Sık sık ‘neden tavuk yemiyorsunuz?’ sualine muhatap olanlardan biri olarak, gerekçelerimizi izaha gayret edelim.
Çoğu kez, günümüzde tercih edilen –kuru veya modern – kesim yöntemini İslamî bulmadığımız için yemediğimiz zannedilerek, bu yöntemle kesilmiş tavuklar için x,w,q’lerden ‘yenilebilir fetvası’ aldıklarını izaha çalışmaktalar. Daha hassas olan kimseler ise bu yöntemi doğru bulup bulmadığımızı da sormaktalar.
Sanıldığının aksine [...]
17/09/2009
Bayramlığım
Ey Âdem’in oğlu
Şeytana uyma!
Uyduysan tövbe et!
Ey İdris’in oğlu
Yatma, üret!
Ey Nuh’un oğlu
Küfrünü terk et!
Ey Hûd’un oğlu
Nankörlük etme!
Ey Salih’in oğlu
Söz dinle!
Ey İbrahim’in oğlu
Kır putları!
Babanın put galerisini yerle bir et!
İsmail’ini kurban et!
Korkma, dal ateşe!
10/09/2009
‘Şeker’siz bir bayram dilerim
Hayatın her anı, sonsuzluğa doğru geri sayımdır. Sayılı günler çabuk geçermiş ya… Bir iki üç derken bir Ramazan’ın daha sonuna geldik.
Şimdi bayram! Şimdi ödül vakti!
‘Îd’il Fıtr’in derin mânâ ve öneminin idrakinden yoksun bazı nasipsizler, ‘Şeker Bayramı’ gibi yakıştırmalar yapabilirler.
Bu yakıştırmalar bayramımıza zarar verecek değil.
Kızmayın, acıyın onlara…
Evet, isteyen ‘şeker’, isteyen ‘Ramazan’, [...]
03/09/2009
Gıda etiketine Kürtçe yazmak neden yasak?
Türkiye, uzun zamandır kendilerine “elit” denilen irfansız gruplar tarafından yönetile geldi. Bu tepeden inmeci ve buyurgan grup, devleti kendi amaçları için bir araç olarak kullandı.
Toplumun tüm değerlerini yok sayan bu tayfa, kendi gibi düşünmeyen herkesi ‘tehlikeli’ olarak yaftalayıp sindirmek için elinden geleni yaptı.
Kendi ideolojisi dışındaki herkesi ‘komünist, dinci, irticacı, gerici, kürtçü’ gibi etiketlerle [...]
30/08/2009
Belgeye mi inanalım söze mi?
İnandırıcı olmak için söz ve eylemde uyum gerekir. Eyleminizle sözünüz birbiri ile çelişirse kimse itibar etmez, edilmemeli de.
Bu nedenle liderliğini yürüttüğümüz Gıda Hareketi’nde birbirinden değerli ekip arkadaşlarımdan hep ‘kimseden kendi nefsimizde uygulayamadıklarımızı değil uyguladıklarımızı isteyelim’ ricasında bulunurum.
Çünkü “İnsanlara iyiliği emredip, kendinizi unutuyor musunuz?” (Bakara 44) sorusunu yöneltir bize Kur’an-ı Kerim.