En ünlü fotokopi

2009 Temmuz 7
by Kemal Özer

Fotokopi makineleri icat edileli Türkiye’de böyle bir iş yapmadı. Üstelik gerçekliği tartışmalı da olsa Yıldırım Akbulut’a atfedilen saklama süresi dolmuş resmi belgelerin imhasına karar verilince; “ne olur ne olmaz, siz yinede birer fotokopisini alında öyle imha edin” fıkrasında bile bu kadar ün yapmamıştı.

Kopyalama teknolojisinin mucidi Chester Carlson’ın geliştirdiği ve 1961’de ticarileşen fotokopi makinesinin bugüne kadar gördüğü sayısız hizmeti, Genelkurmay Başkanı İlker Paşa bir çırpıda tuzla buz etti.

Fotokopi makinesi çektiği bir fotokopinin aslı görmeden çekim yapar mı?

read more…

Un ve ekmek

2009 Temmuz 5
by Kemal Özer

Eski ABD Tarım Bakanlığı Müsteşarı ve BM Dünya Gıda Programı icra Direktörü Catherine Bertini içinde bulunduğumuz durumu şöyle özetliyor: “Gıda güçtür! O’nu davranışları değiştirmek için kullanırız. Bazıları bunu rüşvet olarak adlandırabilir. Özür dilemiyoruz!”

Ekmek, özellikle Anadolu insanının vazgeçilmezler listesinin ilk sırasında. Sağlıklı ve besleyici bir ekmek, öğütülme dışında hiçbir işleme tabi tutulmamış “tam buğday unu”ndan yapılır. En besleyici un; karışık buğday türlerinin, hiçbir işleme tabi tutulmadan ve kepeği de ayrıştırılmadan değirmende öğütülmesi ile elde edilen undur.

read more…

Hangi gıdalar nasıl tüketilmeli?

2009 Haziran 29
by Kemal Özer

Aziz Pavlus “Gün gelecek inananlar için dağdaki yiyecek ottan başka bir şey kalmayacak” diyor. Resülullah s.a.v. "Şurası muhakkak ki, haramlar apaçık bellidir, helaller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmezler. Her kim bu şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de, şerefini de korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere yönelirse harama düşmüş olur. …” Buhari, İman 39, Büyû’ 2; Müslim, Müsâkat 107, (1599); Ebu Davud, Büyû’ 3, (3329, 3330); Tirmizi, Büyü 1, (1205); Nesai, Büyü 2, (7, 241) buyurur

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin ana mesajında olduğu üzere tüketime sunulan ürünler, “maddeten temiz, manen sakıncasız” olmalı. Her alanda geçerli olması gereken bu ilke, gıda alanında daha da önemli…

read more…

Âlimler, âlimcikler ve helâl haram fetvaları

2009 Haziran 23
by Kemal Özer

Bir şeyi iyi bilmesi için bir ismin başında illaki ‘Prof’’mu yazmalı? Yazmıyorsa allame-i cihan olsa fayda etmeyecek mi? Bu mesele o hale getirildi ki İmam-ı Âzam r.a., İmam Şafii r.a. İbni- Arabiler, İbn-i Haldunlar gelseler ‘isimlerinin başında profesör yazmıyor’ diye reddedilecekler anlaşılan. İsminin başına ‘Prof’ etiketini ekledin mi alsana âlim öyle mi? Bunu bu hale hem bu etiketin sahipleri hem de cühelamız getirdi.

Herkes ‘koskoca profesör’ diyor. ‘Doktor olmuş yaptığına bak’ diyor. Sanki doktor ya da profesör olunca insanlığında değişim olacakmış gibi. İyi bir insanın ismini başındaki etikete bakılmaz.

read more…

Deccal*’dan Türkiye Başbakanı’na mektup

2009 Haziran 12
by Kemal Özer

O şeytan ki; Allah ona lanet etti. O (şeytan) da şöyle dedi: ‘Elbette senin kullarından intikam alacağım. Onları elbette saptıracağım, mutlaka boş umut ve arzulara düşüreceğim. Onlara mutlaka emredeceğim, onlar da hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine Allah’ın yarattığı tabi’i yapıları bozmalarını emredeceğim ve onlar da Allah’ın mahlûkatını ifsat edecekler.’ İyi bilin ki kim de Allah’ı bırakıp şeytanı ve benzerlerini dost edinir onun hoşlandığı şeyleri yaparsa, gerçekten o apaçık bir ziyana uğramıştır. Şeytan, o kendisine dost olanlara söz verir ve onları boş umutlara düşürür. Şeytanın onlara söz verdiği hususlar, bir aldatmacadan başka bir şey değildir.” (Nisa Suresi 118-120 “Kim, Allah’ın nimetini, değiştirirse, şüphesiz Allah’ın cezası pek şiddetlidir.” (Bakara 211)

İnsanoğlu istediği her şeyi yapma yetkisine sahip değil. İnsanoğlu bilim ve teknolojinin kölesi değil, efendisi olmalı. Bir kimse herhangi bir fiili yapmadan önce onun ahlaki, dini ve sosyal açıdan meşruiyetini düşünmeli. Yapılacak fiilin insanlığı, diğer canlıları, çevreyi ve gelecek nesilleri nasıl etkileyeceğini düşünmek ve adımlarını buna göre atmalı.

read more…

Deccalî güç ve işbirlikçileri insana “şah” dedi

2009 Haziran 7
by Kemal Özer

İnsanın temel haklarından biride, yeterli beslenme ve güvenli gıda. Ancak günümüzde insanların gıdalarını özgürce seçebilme hakları ellerinden alınırken, dayatılan yeni “frankeştayn gıdalar” ülkelerin geleceği, birey sağlığı ve insan nesli açısından da büyük bir risk taşıyor.

Türkiye’de bazı çiftçiler bu riskin farkında olan İngiltere Kraliçesi için, doğal tohumlar ile asla ilaç ve gübre kullanılmayan meyve ve sebzeler yetiştirmekte. Devletimiz de kendi personeli ve aracı ile Kraliçe’ye bilabedel servis vermekte. İngiltere Kraliçesi’ne bilabedel hizmet eden devletimiz, tebaasına doğal gıdayı bile çok görüyor. Demek ki insan haklarından yararlanabilmek için herkesin “kral” olması gerekiyor.

read more…

Seçilmişlik saplantısı ve mayın

2009 Haziran 2
by Kemal Özer

Yaklaşık bir aydır mayınla yatıp mayınla kalkıyoruz. Durumun makul bir noktaya gelindiği de söylenemez. İşin içine İsrahell girmişse, mesele yeni boyutlar kazanıyor. İsrail’in bölgeyle ilgili siyasi ve dini iddiaları, talepleri var.

Arz’ı Mev’ud (vaat edilmiş topraklar) sadece Siyonistlerin değil, bütün Yahudilerin rüyalarını süslüyor. Özellikle Siyonistlerin bölgeyi ele geçirmek için dünyayı ateşe vermekten çekinmeyecek olmaları, hemen herkeste haklı bir endişe oluşturuyor.

read more…

‘Onlar, alternatif dünya hükümetidir’

2009 Mayıs 27
by Kemal Özer

Korkulması gereken kişiler paraya sahip olanlar değil, paraya sahip oldukları halde ahlaktan yoksun olanlardır. Pek çok kimse, sık sık kullandığı kavramların genellikle gerçek anlamını bilmiyor. Anlamı bilinmeden rastgele kullanılan bir kavram, kargaşaya ve anlam kaymalarına neden olmakta.

“Kapitalizm” ve “kapitalist” kelimeleri de bu anlam kaymasına uğrayanlardan. Kapitalist, genellikle paraya sahip olanlar için kullanılmakta. Hâlbuki oldukça zengin biri kapitalist olarak nitelendirilemezken, zar zor geçinen bir kişiye kapitalist demekte hiçbir beis olmayabilir.

read more…

Yeni bir ‘darbe’ şart

2009 Mayıs 21
by Kemal Özer

Bu ülke yeni bir darbeyi hak ediyor mu? Bu darbenin zamanı çoktan geldi, hatta geçiyor mu? Şayet bir darbe gerekli ise ne zaman yapılmalı?

Ergenekon iddianamesinin delil klasörlerini okuduk. Kuvvet komutanları Başbakan’a “posta” koymaya çalışıyorlar. İmam Hatip’li olmasından rahatsızlar… Kur’an Kursu yönetmeliğinden rahatsızlar… Hatta başbakanın müsteşarından bile rahatsızlar… Her türlü kanun ve yönetmeliğin kendilerine sorulmasını istiyorlar.

read more…

Ne büyük bir hesapmış bu!

2009 Mayıs 15
by Kemal Özer

Demirel’in faturasını öde öde bitmiyor. 1962′de siyaset sahnesine giren Demirel, aradan yarım asır geçmesine rağmen hâlâ siyasetle meşgul. Tarihi seksen altı yıl olan bir devletin kırk yedi yılını bir kişiye adaması ne büyük bir talihsizlik. Sözü edilen bu kişinin Demirel olması ülkenin bu talihsizliğini kat be kat artırmakta.

Demirel’in siyaset yaptığı bir ülkede yaşamak hem o ülkeye hem de o ülke insanına yapılabilecek en büyük zulüm olsa gerek.

read more…